Dinleyicilerimizden

-
Aa
+
a
a
a
En derinden destek mesajı
28 Mayıs 2021

Sevgili Açık Radyo,

 

Kulağım radyoda, radyo şenliği yayınlarını dinliyorum.

Bedenimin dünyada bir yerlerde seyir ettiği ancak aklımın her zamankinden daha çok memleketimde kaldığı bu günlerde, uzakları yakın ettiğin için sana sonsuz teşekkürler.

 

İyi ki varsın Açık Radyo!

Pınar Kohlmeier

Merhaba
28 Mayıs 2021

Sevgili Açık Radyo ailesi,

 

Başta Ömer Madra olmak üzere tüm radyo çalışanlarının, program yapımcılarının 25 yıldır aralıksız verdikleri emek ve çabaları için var olun, sağ olun.

Buralarda, 2000-3000 km uzaklarda, her gün radyonuzdan dinleyebildiğimiz Açık Gazete ve birbirinden güzel programlar bizler için gerçekten çok önemli. Bu fiziki mesafe ortadan kalkıyor, neredeyse dokunabilecek kadar yaklaştığımızı hissediyoruz. Ve gene birçok dinleyicinizin belirttiği gibi bizler de bu güzel ailenin bir parçası olduğumuzu hissediyor ve gurur duyuyoruz. 

Radyonun radarının bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de tüm kâinata açık kalabilmesi için bizler de bu şenlik günlerinde çabalarınızı destekliyoruz. Bu evrensel çabaların elbet bir gün içinde yaşadığımız birçok sorunun çözümünde önemli bir rol oynayacağını düşünüyoruz. Bu pandemi olabilir. Bu her geçen gün çok daha ciddi bir gelişme içinde olan çevre ve iklim olabilir. Bu dünyanın birçok yerinde hortlayan ırkçılık olabilir. Bu baskıcı rejimlerin esir aldığı demokrasi olabilir. Bu silah tüccarlarının savaş politikaları sonucu hayatlarını kaybeden insanlar, yer ve yurtlarından olan göçmenler olabilir.

Var olun, sağ olun ve hep açık kalın! Nice nice güzel ve aydınlık yıllara.

 

Sevgi ve selamlar,

Kopenhag’dan Nazım Hikmet Kültür Derneği

Merhaba
28 Mayıs 2021

Sevgili Açık Radyom,

 

21 yıl önce eşim vesilesiyle sizlerle tanıştım. Önceleri işe yolunda veya eve dönerken dinlerken, son 10 yıldır, emeklilik nedeniyle sabah sizinle başlayan günüm de, radyom da hep açık. 

Sözü uzatmayayım, bir haftalık tatil döneminizde ne yapacağımı, hangi radyoyu dinleyeceğimi şaşırdım, bir türlü de eksikliği gideremedim. En son podcastlerden bölümler dinleyerek bir ölçüde eksikliğinizi giderdim.

Eksik olmayınız, bize kattıklarınız ve katkılarınız tartışılmaz.

 

Sevgi ve saygılarımla,

Olcay Daş Uğur

Merhaba
28 Mayıs 2021

Pek sevgili Açık Radyom,

 

1996 senesinde 18 yaşında başladım sizi dinlemeye. O kadar çok şey öğrendim, o kadar çok evimde hissettim ki sizi her dinlediğimde. Tanıştığım, hayatıma soktuğum insanların sizi dinliyor olmaları benim için hep çok mühim oldu.

 

Sevgilerimle.

Burcu Erarslan

Merhaba
28 Mayıs 2021

Sevgili Açık Radyo, Sevgili Ömer Madra,

 

Bu sabah nöbet çıkışı, tarihi hastanenin asırlık ağaçları arasında yürüyordum. Birkaç gündür şenlik sofrasına neden katılmadım, mektup yazmadım, ses kaydı göndermedim diye düşünürken buldum kendimi. Akşam eve varınca yazmaya söz verdim. Neredeyse kambersiz düğün olur mu, beni neden çağırmadınız diye içeriye dalasım geldi. O derece bir ait hissetme hali yani. Alınganlık yapmadım hiç gördüğünüz üzere ve yazmaya koyuldum. Nasılsa Açık Radyo Ömer Bey’in sesinden mektubuma yer verir dedim.

Çünkü Açık Radyo’nun durduğu yerde onu benim için çok özel kılan onlarca maddelik niteliklerinden birisi de dinleyicilerine alan açmasıdır. Seslerine, mektuplarına yer vermesi, dinleyicilerin bir süre sonra programcıya dönüşmesi, onlarla hasbihal etmesi, bağ kurmasıdır.

Açık Radyo’yla ilişkim ilk yıllardan başladı, ancak gerçek bir “farkındalık” halini alması zaman aldı. Sanırım çekingenim. Zaman içinde destekçi olmayı öğrendim, zaman içinde ona mektup yazmayı öğrendim. Giderek anlam katmanı açıldıkça o sadece bir radyo olmaktan çıkmaya başladı. Kitapları vardı, manifestosu vardı. Onda duyduğum düşünürlerin adlarının, işittiğim kitapların izini sürmeye başladım. Dinlediğim şarkıların hikâyelerini öğrendim, öğrendikçe daha çok sevdim. Açık Radyo, entelektüel anlamda beni besledi, büyüttü, çoğalttı. Çoğaltma kelimesinin üzerinde önemle duruyorum. Beni çoğalttı ve kendisine katılmaya çağırdı, o genişliğe, o büyüyen dinamizme dahil etti. Ben de arkadaşlarıma, tanıdığım insanlara, etrafıma onu anlatarak onları Açık Radyo dinlemeye davet ettim.

Solda yer alan insanlara nasıl bir sempati duyduysam Açık Radyo da öyle oldu, kerteriz oldu yeni tanıştığım insanlarla aramda, bir tür parola oldu benim için. Açık Radyo dinliyorsa bu yeni tanıştıklarım, ilişki belirli bir çıtadan başlamış oldu.

Açık Radyo’nun nasıl projeleri vardıysa benim de Açık Radyo’ya dair projelerim olmaya başladı. Radyoya dair öyküler topladım yazan arkadaşlarımdan, umarım bir gün kitaba dönüşür. Üç arkadaşımla on altı adet radyo oyunu yazdık. Umarım bir gün seslendirilir.

Kendi yazdığım oyun metinlerime de sızdı Açık Radyo’nun Açık Gazetesi. Karakterlerim, bir sabah Açık Radyo’yla güne başlıyor, saatli maarif takvimi dinliyordu kurguladığım tiyatro metninde. Böyle benim gibi binlerce dinleyicide kim bilir ne karşılıklar yarattı Açık Radyo. Şölen böyle bir şey değil mi?

Farkında bir dinleyici olarak son zamanlarda iyice anladığım, Açık Radyo’ya emek vermem, aktif olmam gerektiğidir. Ona destek olarak sorumluluk almam, sesini duymak istiyorsam sesimi duyurmam, nasıl bir karşılık yarattıklarını bilmelerini sağlamam gerektiği.

Bir hayalim var. Bir yat ya da yazlık hayal etmiyorum. Hayalim bir gün Açık Radyo’da anlamlı bir program yapmak.

Son olarak bilenler bilir, Ömer Bey benim platonik aşkımdır. Bunu söylediğim her defasında o yüce gönüllükle bana gülümser, bu da bana yeter. Çünkü ben böyleyim, sevdiklerimi aşkla seviyorum. Ve aşkımın nesnesi yaban hayatıdır, doğadır, ağaçlar, kuşlar, dağlar, dereler, ormanlar ve onların sesini bana getiren Açık Radyo’dur.

Teşekkürler Açık Radyo, tüm emekçileri, programcıları, destekleyenleri, dinleyicileriyle sevgiler ve saygılar Açık Radyo ailesi.

 

Farkında dinleyiciniz Meltem Uzunkaya.

Bir ‘radyodaşınız’

Teşekkür ederim
27 Mayıs 2021

Size, sizlere çok kızıyorum. Çünkü artık kitap okuyamıyorum, film izleyemiyorum, komşuya gidemiyorum, hatta zaman zaman yemek bile yapamıyorum; ses olacak da bir kelimenizi kaçıracağım diye.

Sizi ve sizleri çok seviyorum. Çünkü kitabım, filmim, komşum, arkadaşım, yemeğim olduğunuz için.

Teşekkür ederim.

Emel Altay

Bir radyo nasıl yaş alır?
27 Mayıs 2021

Sevgili Açık Radyo ailesi, 

 

Sizlere Toronto’nun rüzgârlı ve bulutlu güzel coğrafyasından bildiriyorum. 

18. Radyo Şenliği kutlu olsun! Bu yılı bilhassa evimizde, masamızda, mutfağımızda sizleri dinleyerek geçirdik. Yıl dönümleri "bir radyo nasıl yaş alır?” diye düşündürüyor bana. Sahi, radyomuz etten kemikten değildir; güneşte solmaz ve su istemez. Ama onu dinleyenler yaş aldıkça, o da yaşlanır. Kişisel tarih, radyonun tarihiyle artık ayırt edilemez biçimde birleşir. Dinleyicilerin, programcıların, katkı koyanların ve emek verenlerin beraberce yarattığı, yeni ve yaratıcılarından bağımsız ayrı bir bellek. 

Radyomuza desteklerin daim olması, bu zihinsel birlikteliğin biz fanilerden uzun yaşaması dileklerimle. 

 

Ekin Çınar

Açık Radyo program destek
27 Mayıs 2021

Sevgili Açık Radyo. Ben Yogi. Ben bir köpeğim. Aslında bir soyadım yok ama Akça ailesine dahil olduğum için onların soyadını taşıyorum.

Biliyor musunuz, ben araçlara binmekten çok korkuyordum. Eğer ailem kandırarak beni araca bindirmişse yanımızdan geçen araçlar da aşırı heyecanlanmama sebep oluyordu. 

Ailemin annesi beni sakinleştirmek için zaten hep açık olan Açık Radyo’yu açıyor, heyecanımı dindirmeye korkularımı yenmeme yardımcı oluyordu. 

Açık Radyo’nun korkuları yenmeyi sağladığını nerden bildiğini bilmiyorum ama tahmin yürüterek şu sonuca vardım ki, kendisi de korkularını yenmek için Açık Radyo’yu dinliyor. Geleceğe gerçekçi bakıp harekete geçmek için kimseyi beklememek gerektiğini Açık Radyo’dan öğreniyor.  

Bunları size anlatmak için çok salya salgıladım, bu sulu yazıyı hoş görün. Ne yapayım, bu da benim doğam gereği. 

Sonuç olarak araçlara binmek, doğada yürürken gördüğüm farklı canlılarla karşılaşmak beni korkutmuyor ve heyecanlandırmıyor. Doğanın dengesi gereği bu kadar çok canlının var olması gerektiğini yine Açık Radyo’dan öğrendim ve bunu sağlayan Açık Radyo’ya binlerce teşekkür ederim. 

Kâinat var oldukça var ol Açık Radyo...

Yogi Akça 

 

Not: Ben Gülbahar Akça, köpeğimin kusuruna bakmayın sizi boş yere meşgul ediyor diye düşünerek yazdıklarına bir baktım, çok doğru şeyler yazmış. Oğlum Toprak Akça ile bir programa da destekçi bile olmuşlar. Umarım bir köpeğin desteğini geri çevirmezsiniz...

Sevgiler.

Merhaba
27 Mayıs 2021

Can’lar merhaba

O kadar uzun zamandır sizlerle birlikteyim,

O kadar çok beslenip, bilgilendim ki sayenizde,

O kadar çok şey öğrendim ki...

 

1996 sonunda iş için yerleştiğim İstanbul’da kısa bir sürede anladım, geldiğim sahil şehrindeki gibi kolay olmadığını bu şehirde yaşamanın.

Festivallere, konserlere, gezmeye, arkadaş ziyaretine - muhabbetine gitmek gibi değildi bu şehirde yaşamak!

Küçük kutulara (araba) tek başına hapsedilmiş çaresiz, debelenen yalnız yaratıklar gibi hissetmek çok sürmedi…

Evde radyonun hiç kapanmadığı, “Gecenin İçinden” programını dinleyebilmek için radyoyu yatağının içine alan çocuk olarak yaşamımda radyo hep vardı.

Açık Radyo’yu keşfettiğimde önce yol arkadaşım olarak başlayıp gün, yol, iş, ev, seyahat arkadaşım oldunuz ailemin dışında…

Ve bu şehirde yalnız olmadığımı hissettirdiniz. Ailem, arkadaşım, öğreticim oldunuz.

 

Sağ olun, var olun, hep AÇIK olun…

Binlerce teşekkürler CAN’Lar…

 

Latife Filiz ÖZCAN

Radyo'mda Şükran Haftası
27 Mayıs 2021

Açık Radyo’mda şenlik, şölen, destek haftası tüm hızıyla devam ediyor. Her dakikasını heyecanla dinlemek zorunda hissettiğim ve bağımlısı olduğum Açık Radyo’mda bu şenlik haftasının aslında tam bir “Şükran Haftası” olduğunu düşünüyorum. Bu kadar çok sayıda teşekkür ve şükran ifadesinin yer aldığı başka bir şölen duyduğumu hiç hatırlamıyorum. Bu haklı teşekkürler sadece destekçi mesajlarından dinleyicilerden değil, radyo çalışanlarından ve programcılarında da yağmur gibi yağmakta. Sevgimiz dayanışmamız karşılıklı ve çok anlamlı…

25 yıldır dinlediğim 18 yıldır desteklediğim bu oluşum hep yaşasın var olsun. Sesiniz hep açık ve bizlerle olsun.

 

Seviyle ve sağlıkla kalın,

Nevin Başaran Alkan

Merhaba
27 Mayıs 2021

Sevgili Ömer Bey, sevgili Açık Radyo ailesi,

 

Yine bir “şenlikte” buluşma dönemi ve heyecanı başladı... Tüm Açık Radyo dinleyicileri için her gün hissettiğimiz ama bu şenlik döneminde daha da güçlenen bu “ait olma” duygusunu yeniden yaşamak çok güzel. Her yıl tam da bu dönemde bu ailenin bir parçası olarak duygularımı sizlerle paylaşmadan edemiyorum. Eskiden olduğu gibi bir tür bayramlaşmak, bayram ziyaretleri gibi.

Bir süredir Açık Radyo’yu deniz üzerindeki bir “platform /bir tür sal” olarak düşünmeye başladım. Kocaman, sonsuz bir denizde ya da “kâinatta” hareket eden bu platform büyük bir platform değil ama dünyada her yeri dolaşabilen, üzerindeki herkesi yükselten, bizleri kimi zaman hiç aklımızda olmayan yerlere, keşiflere götüren, gördüğümüz manzaralardan keyif almamızı, şaşırmamızı, kimi zaman üzülmemizi, öfkelenmemizi, endişelenmemizi ama hep canlı, coşkulu, umutlu, meraklı olmamızı ve hep öğrenmemizi sağlayan bir platform.

Bu platformda olmak o kadar kıymetli ve keyifli ki, onu her tür dalgadan korumak, sağlamlaştırmak, bizi daha uzun yıllar götüreceği yerlere götürmesine destek olmak için bu “şenlik” zamanları hepimiz için bir fırsat... Evimizde, arabamızda, cep telefonumuzda Açık Radyo’nun düğmesine bastığımız, tıkladığımız an bu platformun üzerine çıkarak yolculuğa başlıyoruz... Yolculuğun devamı için hepimizin elimizin gideceği tek yer: “Program Destekçisi Olun” butonu...

 

 

Sevgi ve selamlarımla

Sibel Çetingöz

2021 Yılı Dinleyici Destek Projesi
26 Mayıs 2021

Sevgili Ömer Madra,

Sevgili Açık Radyo ekibi,

 

İlk kurulduğunuzdan beri yayınlarınızı ilgiyle ve heyecanla dinliyorum.

Her Dinleyici Destek Şenliği’nde sanki sizlerle aynı ortamı paylaşıyormuşum gibi geliyor, enerjinizi ve coşkunuzu hissedebiliyorum.

Uzun bir müddet desteğimi sürdürebilmiştim ancak koşullarımdaki değişiklikten ötürü bir süre desteğime üzülerek ara vermek zorunda kaldım ama şimdi döndüm.

Evde gerçek radyodan sizleri dinlemek en mutlu olduğum alışkanlığım, özellikle sabahları “Açık Gazete” ile güne başlamak beni hayata bağlıyor. 

Kızım da bu radyo ile ve bu radyo kanalı ile büyüdü. Onunla beraber sizleri Elmadağ’daki yerinizde ziyaret etmiş ve muhtelif etkinliklerinize katılmıştık. O zamanlar 6-7 yaşlarındaydı kızım. Şimdi ise 20 yaşında ve toplumsal olaylara duyarlı, bilinçli, hayatı sorgulayan, aktivist bir birey, ODTÜ’lü bir öğrenci. Emeğiniz çok büyük.

Açık Radyo bizlere sadece güvenilir, doğru bilgiler vermekle kalmıyor, bizleri eğitiyor, bilinçlendiriyor, dönüştürüyor ve bize insan olduğumuzu hatırlatıyor.

Sistemin baskısını en ağır hissettiğimiz -özellikle- yaşadığımız bu son yıllarda hesapsız, güvenilir bir sığınak gibi Açık Radyo. Her şeye rağmen başka bir dünyanın mümkün olabileceğini unutturmayan, hayata karşı direnme gücü veren bir dayanak.

Başta Sayın Ömer Madra olmak üzere Açık Radyo’nun varlığının devamını sağlayan, konusunda uzman, çok değerli tüm Açık Radyo ekibine ve tüm Açık Radyo programcılarına yüreğimin en derinlerinden selamlar, sevgiler, saygılar.

İyi ki varsınız.

 

Meliha Tuncer

Başarılar
26 Mayıs 2021

Sevgili Açık Radyom,

 

Yunus Emre’nin deyişiyle, sizinle tanış olduktan sonra, sabah duyduğum ilk ses sizinkisi. Yüzümü güldüren arkadaşım, dostum, öğretenim, varoluşumu aydınlatan, ufkumu genişletensiniz, iyi ki varsınız. Tarafsız, menfaatsiz, akıl ve gönüllü birlikte yürüttüğünüz yayınlarınızla sizlere sıkı sıkı bağlanıyorum. Sizinle hiç bitmeyecek bir yolda yürümek istiyorum, sakın beni bırakmayın.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                

Münibe Özgövde

Merhaba
26 Mayıs 2021

Merhaba yaşama açılan kapı,

Düşündüm ki 18-20 yıllık destekçisi olduğum, Harbiye civarındaki mekânına tanışmak için, ne yapılıyor diye gittiğim bir destek - dayanışma gününde girdiğim o zamanlar "dost" kapısı olarak adlandırdığım şimdiki "aile" kapısından ilk girişimi hatırladığım, bunca senedir en sıkıntılı, karamsar günlerimde yaşama sebebim olan sese ben de bir ses vermeliyim.

Çok ciddiyim, en azından benim için eğer bu ülkede, bu dünyada nefes alınabiliyor ise hâlâ internet aracılığı ile işim gereği dolaştığım her yerden ulaşabildiğim sizlerden "aileden" alabildiğim sesler sayesinde. 

Gezi günlerinde İstanbul’dan uzak Rize’de bir madende çalışmaktaydım ve her gece, her sabah beni de Gezi’ye katan siz oldunuz. Greta'yı sizlerle tanıdım. Kötünün tüm kötücül gücüne, garabetine karşı iyinin de ayakta durabileceğine, birlikte bir güç yaratabileceğine sizlerle inandım.

Sesin hiç dinmesin AÇIK RADYO, seni bir 25 yıl daha duyabileyim, nefes alabileyim. Çok teşekkürler...

 

M. Celal MESTÇİOĞLU

İşyeri Hekimi

Yarım yüzyıllık bir dosta açık mektup
26 Mayıs 2021

Sevgili Ömer,

Seninle yarım yüzyıla dayanan bir tanışıklığımız var. 68 kuşağı olarak “gerçekçi ol, imkansızı iste” düsturundaki hınzır göz kırpmayı ciddiye alarak geldik bu günlere. O günlerde gençliğimizin verdiği özgüvenle de kendimizi fazlasıyla ciddiye aldık, delikanlılığımızın bedellerini göze alarak “imkânsız” işlere kalkıştık. Daha iyi bir dünya hayalimiz, dünyanın kötülüğü gerçeğiyle tanıştırdı bizi. Sen üniversitedeki işinden oldun, ben sürgün yollarına düştüm. Küçük şey bizimkisi, şairin dediği gibi, yaşanan başka acıların ve kayıpların yanında. Ama yılmadık.

Uzun yıllarla geçen sürgünden sonra yurda döndüğümde bir ortak arkadaşımız “Biliyor musun Ömer bir radyo kurmuş” dedi. Hemen dinlemeye başladım Açık Radyo’yu ve içim açıldı, zihnim açıldı, ufkum açıldı. “Vay be” dedim “bu ülkede güzel şeyler de oluyor”. 90lı yılların o karanlık günlerinde parlak bir ışık huzmesi gibi kara perdelerin arasından sızdı Açık Radyo.

İlk fırsatta Harbiye’deki stüdyoya gittim ve seninle Açık Radyo’nun o efsanevi koridorunda çeyrek yüzyıl sonra yeniden buluştuk. “Hayalin penceresinden geceye yelken açmak” programıyla radyoya ilk adımımı attım ve yıllardır mikrofonlarınızda ağırladığınız birbirinden değerli yabancı konuklarınızın her fırsatta sesi olmaya çalıştım. Şimdi, çeyrek yüzyıl sonra o günlerde, o küçücük stüdyoda atılan tohumların büyümesiyle envaî çeşit çiçeğin boy attığı, envaî çeşit ağacın meyvesini topladığımız kocaman bir bahçemiz var.

O bahçenin genç fidanları belki dinlememiştir diye uzun yıllar önce bir Dinleyici Destek Programı sırasında paylaştığım bir anımı burada tekrarlamama izin verirsin umarım. Sürgünde olduğum yıllarda bir mültecilere yarım kurumunda çalışıyordum ve Birleşmiş Milletlerin Mülteciler Yüksek Komisyonundan uzmanların katılımıyla biz çalışanlara düzenli olarak bilgilendirme toplantıları yapılırdı. 1991 yılında “Göç Projeksiyonları” başlıklı bir toplantıda konuşan uzman özetle şunları söyledi: “Sizler gelecek yıl için kaç mülteci gelir tahmininde bulunmaya çalışarak işlerinizi düzenliyorsunuz ama biz göç hareketlerini incelerken 25, hatta 50 yıllık projeksiyonlarla çalışırız. Bulgularımız da bilimsel verilere, NASA gibi kuruluşlardan aldığımız bilgilere dayanır. Artık bu bilgilere dayanarak biliyoruz ki önümüzdeki 20-25 yıl içinde karşımıza yepyeni bir mülteci kategorisi çıkacak – çevre mültecileri.” Konuşmasına devamla o gün sıraladığı senaryoların her biri bugün gerçek oldu. Mülteci göçleri son yılların en acılı, en insafsız gerçeği olarak sürüyor. Bu insanlar sırf savaşlar, çatışmalar yüzünden yerinden olmuyor. Kuraklık, sel, orman yangınları, kasırgalar, kıtlık gibi iklim krizine bağlı pek çok nedenle yollara düşüyorlar.

Peki bu senaryoların gerçekleşeceğini 1991 yılında bilen uzmanların bilgileri daha da uzak bir geçmişe dayandığına göre, bu bilimsel verilere erişimi olanlar sadece uzmanlar olmadığına göre, belli başlı uluslararası kurumların, yönetimlerin ve çokuluslu şirketlerin de bu bilgilere çoktandır sahip olduğu bilindiğine göre nasıl oluyor da bütün bu yetkili ve etkili kişi ve kuruluşlar tedbir almak için harekete geçmiyor? On yıllardır yapılan iklim zirveleri neden sonuç vermiyor? Bu soruların cevapları böyle bir mektuba sığmaz elbette ama bundan bir sonuç çıkarmamız mümkün. Bir umut varsa, tek tek bireylerin iklim kriziyle ilgili farkındalıklarını artırmak için elden ne geliyorsa onu yapmak. Ancak bu farkındalık yaygınlaştığında ve kritik bir eşiğe ulaştığında bir şeyler değişebilir.

İşte Açık Radyo çeyrek yüzyıldır bu farkındalığa katkıda bulunan en değerli mecralardan biri. Çeyrek yüzyıl önce doğmamış olan genç fidanlar bugün Açık Radyoda bu farkındalığı artırmak için yayın yapıyorlar. Dünyanın yükünü omuzlarında taşıyan Atlas gibi gençler bu farkındalık bayrağını kapıp daha da ileriye taşıyorlar. Bugün imkansızı isteyen gençler, yarım yüzyıl önceki biz gençlerden çok daha gerçekçi olmayı biliyorlar. Bu farkındalığın kritik bir eşiğe ulaşması için canla başla katkıda bulunan Açık Radyo’ya katkıda bulunmak da bizim yapabileceğimiz en iyi işlerden biri. Bu, yaşanılır ve yaşanası bir dünyada var olmayı hak eden gençlerimize ve çocuklarımıza bırakabileceğimiz en değerli miras.

Gerçekçi olmanın imkansızı istemekten geçtiğini bilen Açık Radyo’yu imkanlarımızı zorlayarak da olsa destekleyelim. Nice çeyrek yüzyıllara Açık Radyo!

Sevgiler, selamlar,

Nur Deriş

Merhabalar
26 Mayıs 2021

Açık Radyo ailesine bu sene katılma şansını buldum ve daha ilk günden beri gerçekten bir aileye kabul edilmiş, bir ailenin parçası olmuş gibi hissediyorum. 

Bu günlerde gökbilimci ve astrobiyolog Carl Sagan’ın Pale Blue Dot, yani Soluk Mavi Nokta, isimli kitabını okuyorum. Oradan bir geçit paylaşmak istiyorum, çünkü aslında içinde bulunduğumuz dönemde hepimizin duymaya ihtiyacı olabileceği bir hatırlatma olmanın yanı sıra, bence Açık Radyo’nun doldurduğu boşluğa da güzel bir gönderme yapıyor.

Biraz arka plan: Eylül 1977’de NASA, Güneş Sistemi'ni ve uzayı incelemesi için Voyager 1 isimli aracı uzaya fırlatıyor. Fırlatılmadan önce ise aracın içine Voyager Altın Plakları isimli gramofon kayıtları yerleştiriliyor. İçeriğini Carl Sagan'ın başkanlığını yaptığı bir komitenin belirlediği plakta, dünya dışı akıllı yaşam formlarının ya da gelecekteki insanların bulması niyetiyle, dünyadaki hayatın ve kültürlerin çeşitliliğini gösteren bazı seçilmiş sesler ve görüntüler bulunuyor. Örneğin Mozart'ın, The Magic Flute'u; Beethoven'ın 5. Senfoni'si veya Chuck Berry'nin seslendirdiği Johnny B. Goode.  

Voyager 1, 1980’de Satürn’ü geçtiğinde de Carl Sagan, NASA’ya bir istek mektubu fakslayıp, aracın Güneş Sistemi’nden çıkmadan önce son bir kez kamerasını Dünya'nın yönüne çevirip, fotoğraf kaydetmesini istiyor. Voyager 1’ın çektiği bu fotoğraf da en uzaktan çekilen Dünya resmi olarak tarihe geçiyor. Daha sonra Sagan; Soluk Mavi Nokta isimli kitabında, bu fotoğrafın önemi hakkındaki düşüncelerini şöyle kağıda döküyor: 

Uzayın derinliğinden bu resmi çekmeyi başardık. Eğer bu resme dikkatlice bakarsanız, orada bir nokta göreceksiniz. O noktaya tekrar bakın. İşte o nokta burası; evimiz... O nokta biziz. Sevdiğiniz herkes, tüm tanıdıklarınız, adını duyduklarınız, gelmiş geçmiş tüm insanlar hayatlarını o noktanın üzerinde geçirdiler. Türümüzün tarihindeki tüm sevinçlerimiz ve acılarımız, kendinden emin bin çeşit inancımız ve ideolojimiz, her kahraman ve her korkak, her kral ve her köylü, birbirine aşık olan her genç çift, her anne ve her baba, umutları olan her çocuk, yozlaşmış her politikacı, her aziz ve her günahkâr işte orada yaşadı; bir güneş ışınında asılı duran o toz zerreciğinde.

Gezegenimiz, çevremizi saran o büyük evrensel karanlığın içerisinde yalnız başına duran bir toz zerreciğidir. İçinde yaşadığımız bilinmezlik ve bütün bu enginliğin içerisinde, başka bir yerden bir yardımın gelip bizi bizden kurtaracağına dair hiçbir ipucu yoktur.

Bu görüntü, bildiğimiz tek evimiz olan bu soluk mavi noktayı daha içten paylaşmamız ve koruyup şefkat göstermemiz gerektiği konusundaki sorumluluğumuzun altını çiziyor.

Bence Açık Radyo, bu soluk mavi noktada sıcacık bir ışık; bize sık sık farklılıklarımızın hatırlatıldığı günlerde, zaman, coğrafya, dil fark etmeksizin ortak paydalarımıza; tüm iniş çıkışlarıyla birlikte hayatın ve yaşamanın çok güzel ve kıymetli olduğuna; güzel işler ve iyi insanların daima, her yerde var olduğuna ve olmaya devam edeceğine dair bir hatırlatma. 

Bugün uzayın en uzak noktalarına bir plak gönderiliyor olsa, belki de içine koyulduğu taktirde kâfi olacak yegâne ses… 

Ve bildiğiniz gibi, Açık Radyo sizin destekleriniz sayesinde bağımsız varlığını sürdürebiliyor.  Biyolog ve yazar Rachel Carson; "Doğada hiçbir şey tek başına var olmaz" demiş. Bu düşünceden yola çıkarak siz de yarım veya bir saatlik bir programa sponsor olarak Açık Radyo’nun var oluşunu desteklemek isterseniz, acikradyo.com.tr sitesine girip, Program Destekçisi Ol butonuna tıklayarak desteğinizi verebilirsiniz.

 

Naz Özbek

Destek
26 Mayıs 2021

Merhabalar Ömer Abi, Eraslan Bey ve tüm Açık Radyo ailesi,

 

Bendeniz yıllardır Açık Radyo'yu takip eden ve destek veren sadık dinleyicilerinizden Orkun. İlk gençlik yıllarımda başlayan bu alışkanlık, gittiğim her yere benimle beraber geldi. Kayseri’den başlayıp İstanbul’a ve son olarak da Fransa’ya. Yıllar bana Açık Radyo sayesinde çok şey öğretti. İklim aktivistliğini, dünyada olup bitenleri objektif bir şekilde hep sizlerden öğrendim. Her sabah güne Ömer Abi’nin sesiyle başlamak, dana sonra çalışırken diğer programları takip etmek artık günlük rutinimin bir parçası. Hele ki bu pandemi döneminde Açık Radyo sayesinde hiç yalnız hissetmedik. Herkesin aradığını bulabileceği bir radyo kanalı Açık Radyo. Frekansı değişse de kalitesi değişmeyen, bana ve bizlere farklı bir bakış açısı sunan ve bunu kaliteden de ödün vermeden gerçekleştiren, bizim radyomuz Açık Radyo.

Bağımsız ve objektif radyoculuğun devam edebilmesi için bu yıl her zamankinden daha çok desteği ihtiyaç var. Çünkü radyomuzun kâinatın bütün ses, renk ve titreşimlerine açık kalması ve büyümeye devam etmesi için bizlere ve sizlere büyük bir görev düşüyor. Eminim ki radyomuz, destekleriniz ve desteklerimizle büyümeye devam edecek. 

Bu destek günlerinde hepinize kolaylıklar diliyorum, en kısa zamanda yüz yüze de görüşebilmek ümidiyle.

Saygı ve sevgilerimle, 

Desteklerinizi bekliyoruz, viva Açık Radyo!

 

Orkun Selçuk

Mesaj
26 Mayıs 2021

Günaydın Açık Gazete'nin tüm çalışanları,

 

İlk defa, 1995 yılında, şu anda rahmetli olan bir arkadaşım, yandaki masada dinlerken öğrenmiştim radyonuzu ve çok beğenmiştim. 

O günden bu yana devamlı dinleyicinizim. Birkaç defa dışında size çok fazla maddi destekte bulunamadım ama inanın bana birçok kişi benden etkilenerek, duyarak dinlemeye başladı.

Sabah kalkar kalkmaz, son kertede “Sabahlık” programını açarak başlıyorum hayata. Sonra işe giderken arabada "Açık Gazete" ve ofis işlerine başlayana kadar ne varsa sırasıyla dinliyorum.

Açık Radyo dinlemek beni, başkaları tarafından tanımlayacak özelliklerimden biri oldu.

Sizi severek dinlemeye herhalde yaşlanıp ölene kadar devam edeceğim.

 

Sevgi ve saygılar,

Rüştü KURTULAN

Teşekkür
26 Mayıs 2021

Sayın Açık Radyo çalışanları,

 

Görece yeni bir dinleyicinizim. Nefes almak gibi sizi dinlemek. Emeğiniz çok kıymetli, yaşamın her alanıyla insana ayna olmak bu demek sanıyorum. Yolunuz AÇIK olsun, saygılarımla.

 

Başak Mutlu

Teşekkür
25 Mayıs 2021

Aç kapa 

Aç kapa

Hep orada... 

Dinleyemesem de

Biliyorum ki orada

Hep açık

Apaçık...

Dinleyebilirim nasıl olsa

Bir tuşla parmağımın ucunda

Bu güveni 

Nasıl anlatsam sana

 

Birlikte büyüdüğümüz sevgili Açık Radyo Ailesine sevgilerimle, 

Büyükertan ailesi