Grönland'ın ABD tarafından işgal edilmesi gündemdeyken, Marshall Adası'ndan Kathy Jetñil-Kijiner ve İnuk'tan Aka Niviâna'nın 2018 yılında yazdığı, Nazım Richard Dikbaş tarafından 350.org için Türkçeye çevrilen "Şahlan" şiirini hatırlıyoruz.
Buzun ve karın kızkardeşi
Sana geliyorum
atalarımın ülkesinden
atollerden, çökmüş yanardağlardan – sualtındaki sığınağından
uyuyan devlerin
Okyanusun ve kumun kızkardeşi,
Hoş geldin
atalarımın ülkesine
– beni yaşatmak için
kendi hayatlarını feda ettikleri ülkeye
– hayatta kalmayı başaranların
ülkesine.
Sana geliyorum
atalarımın seçtiği ülkeden.
Aelon Kein Ad’dan,
Marshall Adaları’dan,
topraktan çok deniz olan bir ülkeden.
Hoş geldin Kalaallit Nunaat’a,
Grönland’a,
dünyanın en büyük adasına.
Buzun ve karın kızkardeşi
Beraberimde bu deniz kabuklarını getirdim
Bikini Atolü’nün ve Runit Kubbesi’nin
kıyılarından topladığım
Okyanusun ve kumun kızkardeşi,
Nuuk kıyılarından topladığım bu taşlar,
evim dediğim ülkenin temellerinden.
Bu deniz kabuklarıyla çok eskilerden bir hikaye getiriyorum
Ujae adasında zamanda donup kalmış iki kızkardeşin hikayesi,
biri büyüyle taş kesilen
diğeri ömrünün geri kalanını
kızkardeşinin yanıbaşında geçirmeyi seçen.
Bugün bile bu iki kızkardeşi
resifin kıyısında görmek mümkün,
sanki kalıcılık hakkında bir ders verir gibi.
Bu taşlarla sana
sayısız defa söylenmiş bir hikayeyi getiriyorum
okyanusun dibinde bir mağarada yaşayan.
Denizin Annesi Sassuma Arnaa’nın hikayesini.
Bu
Deniz’in muhafızının hikayesi.
Kalbimizdeki açgözlülüğü,
gözlerimizdeki hürmetsizliği görüyor.
Her balina, her nehir,
her buzdağı
hepsi onun çocuğu.
Onlara saygısızlık ettiğimizde
ne hak ettiysek onu veriyor bize,
saygı nedir öğrenelim diye.
Eriyen buzu hak ediyor muyuz?
adalarımıza gelen aç kutup ayılarını
veya bu sulara öfkeyle çarpan dev buzdağlarını
Hak ediyor muyuz
annelerini,
evlerimizi,
canımızı almak için gelen?
Bir adadan diğerine
Çözüm arıyorum.
Bir adadan diğerine
Derdinizi soruyorum
Sana gelgiti göstereyim
itiraf etmek istediğimizden
daha hızlı gelen üstümüze.
Sana suyun altında kalan
havaalanlarını göstereyim
dozerle parçalanan resifleri, havaya uçurulan kumsalları
ve yeni atoller oluşturma planlarını
toprağı zorlayarak
eski, yükselen bir denizden
bizi taş kesildiğimizi
hayal etmeye zorlayan.
Okyanusun ve kumun kızkardeşi,
Isınan dünyanın yükü altında
inleyen buzullarımızı görüyor musun?
Bekliyorum seni, burada,
atalarımın ülkesinde
kalbim ağrıyor
bir çözüm için duyduğu bitmek bilmez susuzlukla
izliyorum
ülkemin değişmesini
ama Dünya sessiz.
Buzun ve karın kızkardeşi,
keder doluyum sana gelirken
yasını tutuyorum
değişmeye zorlanan doğanın
önce bize açılan savaşlarla
sonra sularımıza
ve buzumuza layık görülen
nükleer atıklarla
ve şimdi de bu.
Okyanusun ve kumun kızkardeşi,
Sana bu taşları sunuyorum, evimin temelini.
Çıkacağımız yolculukta
aynı sarsılmaz temel
bizi birbirimize bağlasın,
daha güçlü kılsın,
kendi zevkleri için
hayatlarımızı silip süpüren
sömürgeci canavarlardan.
Şimdi kimin yaşayıp
kimin öleceğine
karar veren
o aynı zebanilerden.
Buzun ve karın kızkardeşi
sana bu deniz kabuğunu sunuyorum
ve iki kızkardeşin hikayesini
ne olursa olsun
asla burayı terk etmeyeceğimize dair
ilanımız
yeminimiz olsunlar.
Terk etmektense
taş kesilmeyi tercih edeceğiz.
Sonsuza dek
bu resife kök salmayı
tercih edeceğiz.
Bu adalardan
çözüm arıyoruz.
Bu adalardan tüm dünyanın
arazi araçlarının, klima tesisatlarının, hazır ambalajlı konforlarının
petrole bulanmış rüyalarının, yarın hiç gelmeyecek ki’nin,
yarın uygunsuz bir hakikatten ibaret’in
ötesini görmesini
istiyoruz
talep ediyoruz.
Bırakın da benim evim sizinkini bir ziyaret etsin.
Miami, New York,
Şanghay, Amsterdam, Londra,
Rio de Janeiro ve Osaka
suyun altında nefes almaya çalışsın da görelim.
Evlerinizi gelgit sularının alıp götürmesine
on yıllar mı var sanıyorsunuz?
Bizim sadece yıllarımız var.
Sadece aylarımız var
siz bizi bir kez daha gözden çıkarmadan
siz kılınızı kıpırdatmazken
hala nefes almaya devam edip etmeyeceğimizi görmek için
beklerken televizyonlarınızın ve bilgisayar ekranlarınızın karşısında.
Kızkardeşim,
Bir adadan diğer bir adaya
sana bu taşları sunuyorum
hayatlarımızın onların iktidarından daha önemli olduğunu
yaşamın her şekline
paraya duyduğumuz saygı kadar saygı duymamız gerektiğini
bu meselelerin hepimizi ve her birimizi etkilediğini
hiçbirimizin muaf olmadığını
hatırlatsın diye
Ve hepimizin ve her birimizin karar vermek zorunda olduğunu:
Kalk
Artık
Şahlan
Video: Dan Lin, Nick Stone, Rob Lau, Oz Go

