Şarkılarla dünya turumuzun son haftasında Asya kıtasını ziyaret ettik ve France Gall, Bernard Lavilliers, Gilbert Bécaud ve Adamo gibi sanatçılardan Rusya, Çin, Vietnam ya da Lübnan’ı konu alan parçalara kulak verdik.
Programın açılışını Romain Didier’nin 1985 tarihli Chinamour adlı parçasıyla yaptık. Şarkının ismi için İngilizce China (Çin) ve Fransızca amour (aşk) kelimelerini birleştiren sanatçı, “Küçük Çinli kız, yontulmuş taştan bir heykel gibi, mağazada satılan Shanghai malı oyuncak bir bebek sanki, Gülüyor gözlerin hüzünlüyken bile, binlerce pirinç tanesi var köklerinde. Yüreğin daralıyor karşılaştığında kendi dilini konuşan biriyle, Pekin sokakları ya da Yangtze Nehri geliyor gözünün önüne” sözleriyle ülkesinden göç edip muhtemelen Fransa'da zor şartlar altında yaşayan Çinli bir genç kızın hikâyesini anlatıyordu bize.
Asya, yüzölçümü anlamında dünyanın en büyük kıtası. Ortadoğu ülkelerinden Japonya’ya, Rusya’dan Hindistan’a, kadar uzanan bir coğrafyaya sahip. Bu nedenle bu kıtadaki ülkeleri konu alan parçalar, içerikleri ve verdikleri mesajlar açısından büyük bir çeşitliliğe sahip. Örneğin Nicolas Peyrac, 1977 tarihli Colombo par Ceylan adlı şarkısında, Sri Lanka’nın İngiliz egemenliği altında olduğu günlerden bahsediyor bize. Ceylan, Sri Lanka’nın bu dönemdeki ismi, Colombo ise ülkenin en kalabalık şehri. Parçanın yazım süreciyle ilgili şöyle demiş Peyrac: “İlginç bir hikâyeyi hakkını vererek anlatan biri, bir şarkıya doğrudan ilham verebiliyor. Mesela 1977 Şubat’ında, Martinik’ten Venezuela’ya giden bir teknede, tam olarak Grenadin Adaları’nda, Canouan Limanı’nda… tanınmış bir basın fotoğrafçısı olan ve aynı zamanda birçok albümümün kapağını birlikte yaptığımız arkadaşım Thierry Boccon-Gibbod bana Sri Lanka’ya yaptığı bir yolculuğunu anlatmaya başladı. Oraya Bağlantısız Ülkeler Konferansı’nı fotoğraflamak için gitmişti. Saatler süren sohbetimizde bana ne politikadan ne de devlet başkanlarından bahsetti. Sadece renklerden, kokulardan, izlenimlerden, karşılaştığı insanlardan, bakışlardan ve paylaşılan duygulardan söz etti. Anlattıkları öylesine büyüleyiciydi ki, ertesi gün bu hikâyeyi anlatan bir şarkı yazmak istedim. Pathé Marconi Stüdyoları’nda, Claude Dejacques’in gözetiminde, Jean Musy’nin muhteşem yaylı aranjmanıyla gerçekleşen kayıt süreci de en az o anlar kadar sihirliydi. Kayıt tek seferde bitti. Ben hem gitar çalıyor hem söylüyordum; Jean piyanoda çalıyor ve aynı zamanda yaklaşık otuz kişilik yaylı grubunu yönetiyordu. Tüm bunlar benim için olağanüstü anılar…”
France Gall’in 1984’te piyasaya çıkan şarkısı Hong-Kong Star'ın sözü ve müziği Michel Berger’nin imzasını taşıyordu. Yetmişli yılların ikinci yarısında Véronique Sanson tarafından terk edilen bunun ardından yeni ilham perisi France Gall ile çalışmaya başlayan ve bunun yanı sıra kendi şarkıcılık kariyerinde de büyük başarı elde eden Berger, 1982’de bu yoğun dönemin ardından bir mola vermeye karar vermişti. Özellikle 1980’de çıkan "Beauséjour" albümü ve 1982 Mart’ında Olympia’da sona eren turnesiyle büyük yankı uyandıran sanatçı, farklı bir evrene geçmek ve ilham kaynaklarını yenilemek istiyordu. Böylece, bir dizi yolculuğa çıkan Berger; bu sırada birçok Asya ülkesini de ziyaret etti. Hong-Kong Star da işte bu yolculuktaki duraklarından biri olan Hong Kong’da televizyon izlerken yaşadığı şaşkınlıktan doğdu. Bu ülkede yaşayan şarkıcıların çoğunlukla Amerikan kültürünü taklit ettiğini ve kendi kültürlerini unutmuş gibi göründüğünü fark eden Berger, şarkıyı bu durumdan aldığı ilhamla yazdı. O dönemde hâlâ İngiliz kolonisi olan Hong Kong adası, hızla büyüyen güçlü ekonomisiyle komşusu Çin’le keskin bir tezat oluşturuyordu. Şarkının kahramanı da gerekirse kendini inkâr etmek pahasına bile olsa; gökdelenleri ve kültürel gelişimiyle sahte bir Batı hayali sunan Hong Kong’da, bu hayali yakalamaya çalışıyordu. Parça bunun yanı sıra: “Hong Konglu bir sinema yıldızı dünya pazarına nasıl girebilir? Batı standartlarına uymak için “gözlerini büyütüp maviye mi dönüştürmesi” gerekir? Amerikan kültürel emperyalizmi karşısında kendi kültürümüzü nasıl koruyabiliriz?” gibi soruların cevabını da arıyordu. France Gall’in 1984 Nisanında piyasaya çıkan albümü “Débranche”ta yer alan şarkı, kısa sürede büyük beğeni topladı ve Fransa listesinde altıncı sıraya kadar tırmandı.
Uzak Doğu'nun egzotik ülkelerinden Vietnam'ın sömürgecilik tarihinde de önemli bir yeri var zira 1883’te Nguyen Hanedanlığının Fransa teslim olmasın ardından üç ayrı bölge olarak Fransız Çinhindi'ne entegre edilen ülke, 1945’te bağımsızlığını ilan etmiş, 1946-54 yılları arasında devam eden ve Vietnam’ın zaferiyle sonuçlanan savaşın ardındansa 1954’te Ho Chi Minh liderliğindeki milliyetçi koalisyon Viet Minh ile Fransa arasında imzalanan anlaşma sonucu ülke ikiye bölünmüştü. Kısa süre sonra ise Sovyetler Birliği ve Çin tarafından desteklenen komünist Kuzey Vietnam ile ABD tarafından desteklenen anti-komünist Güney Vietnam arasında Vietnam Savaşı başlamıştı ve Kuzey Vietnam’ın savaşı kazanmasının ardından ülke 1976’da yeniden birleşmişti. Tüm bu nedenlerde Jean Ferrat, Francesca Solleville ya da Jacques Dutronc gibi birçok Fransız sanatçı, Vietnam’dan bahseden şarkılara yer verdiler repertuarlarında. Bunun yanı sıra 1981’de Nicolas Sirkis ve Dominique Nicolas tarafından kurulan rock, synth pop grubu da Indochine yani Hindi Çini adını taşıyordu. Sirkis, bir dönem Saigon olarak anılan Ho Chi Minh şehrinde dünyaya gelen yazar Marguerite Duras’a olan hayranlığı nedeniyle bu isimi vermişti gruba. Ayrıca Vietnam’dan bahseden Kao Bang, Vietnam Glam ya da Un singe en hiver gibi parçalar da yer alıyor grubun repertuarında. Örneğin 1983’te piyasaya çıkan Kao Bang’de, Çin’in Sincan eyaleti, Rus-Çin Mançuryası ve Vietnam’daki Cao Bằng gibi Asya’nın farklı bölgelerini aynı potada eritiyordu grup. Cao Bằng, Fransız Hindi Çini döneminde Tonkin Protektorası’nın bir parçasıydı, daha sonra ise bugünkü Vietnam’a dâhil olmuştu. Şarkının ismiyle, 1950’de, altı bin Fransız askerinin ölümüyle sonuçlanan RC 4 Muharebesi nedeniyle trajik bir üne kavuşan bu bölgeye atıfta bulunuluyordu aynı zamanda. Indochine’in, 1984’te single olarak piyasaya çıkan Kao Bang’in ticari ve müzikal anlamdaki gücüne inancı tamdı. Parçanın yayınlanmasının ardından farklı bir kitlenin de dikkatini çekmek amacıyla, ritmi daha fazla ön plana çıkaran bir remix versiyonu hazırlanmış ve diskoteklere gönderilmişti. Bu versiyon da özellikle Almanya, İspanya ve İsveç gibi ülkelerde büyük ilgi görmüş, şarkı İsveç listesinde dokuzuncu sıraya kadar yükselmişti.
Yves Duteil, 1990 tarihli Retour d’Asie (Asya’dan Dönüş) adlı parçasında, “Asya’dan gelen bir uçakta, Dört bebek dalmış uykuya. İsimleri yazılı bilekliklerinde, Tülün üzerine işlenmiş kahverengi mürekkeple” sözleriyle Asya ülkelerinden Batı’daki ailelere evlatlık verilmek üzere gönderilen çocuklardan söz ediyordu. 2023’te yayınlanan Chemin d’écriture adlı kitabında şöyle diyor Duteil parçasının yazım süreciyle ilgili: “Bu şarkıyı, Güney Kore’deki bir turnenin dönüş yolunda aldığım ilhamla yazdım. Uçakta, Fransa’daki ailelere evlatlık verilecek bebeklerin uyuduğu beşikleri görmüştüm. Hostesler o minik bebeklere büyük bir özenle bakıyordu. Bu imgeler, aynı zamanda Kamboçya’daki Kızıl Kmerler’in sert görüntüleriyle de tezat oluşturuyordu. Kardeşin kardeşi katlettiği o savaşın gölgesi, bu uçakta umutla dolup taşan bebeklere yönelen tüm o yumuşacık bakışların ardında, gizli bir motif gibi duruyordu. Şarkının açılışını böyle tuhaf bir şekilde yaptıktan sonra yavaş yavaş Asya’daki, insanlardan oluşan karınca yuvalarına eriştim. Oralarda ruhaniyet ile en derin zalimlik, birbiriyle çelişmeden yan yana yaşayabiliyor; insanlar gülümsüyor ama gizem hâlâ derinlerde bir yerde hüküm sürüyordu. Rengârenk bir yığın görüntü, tütsü ve Doğuya özgü baharatların kokuları hafızamda birbirine karışıyordu. İşte o zaman, bu yolculuğu kâğıda dökmem gerektiğini anladım.”
Dünyanın -zaman zaman Türkiye’nin de dâhil edildiği- Orta Doğu olarak adlandırılan bölgesi de Asya sınırları içinde kalıyor ve ne yazık ki bu bölgede kan ve gözyaşı yüzyıllardır dinmiyor. Hâl böyle olunca pek çok şarkıya da konu oluyor Orta Doğu’da yaşananlar. Bunlardan akla ilk gelenlerden biri Adamo’nun 1967’de Kudüs ziyareti sonrası kaleme aldığı Inch’allah. Sanatçı o dönemde Arap dünyası tarafından olaya tek açıdan bakmakla eleştirilmiş ve bunun üzerine bir süre sonra şarkının bazı sözlerini değiştirip parçayı hem Yahudi ve hem de Arap halkları için bir barış çağrısına dönüştürmüştü. Adamo’nun bu bölgeyi konu alan şarkıları Inch’allah’la sınırlı değil. 1983’te bu defa Lübnan’da yaşananlardan söz ettiği Les collines de Rabiah (Rabiah Tepeleri) adlı bir parça yayınladı sanatçı. O dönemde deyim yerindeyse kaynıyordu ülke. 6 Haziran 1982’de İsrail Lübnan’ı işgal etmiş, 14 Eylül’de Lübnan’ın Hristiyan Cumhurbaşkanı Beşir Cemayel bir suikast sonucu hayatını kaybetmiş, bundan dört gün sonra Falanjist Milisler Batı Beyrut’ta bulunan Sabra ve Şatila mülteci kamplarındaki binin üzerindeki sığınmacıyı öldürüp büyük bir katliama imza atmışlardı. 1983 Nisan ayında Beyrut’taki Amerikan Büyükelçiliğine düzenlenen saldırıda altmış üç kişinin ölmesi sonrasında ise 23 Ekim’de yine Beyrut’ta iki kamyonun patlaması üzerine 211 Amerikan ve 58 Fransız askeri hayatını kaybetmişti. Tüm bunlar üzerine Adamo da: “Ağlıyor hafızam, Ekranda gördüğümde seni, Tiksindiren görüntülerle, Zavallı Lübnan, canım senin için acıyor, Kanıyor hafızam, Çocuklarının döktüğü kanla, ve güneşlerin sönüyor ansızın. Ve kimse anlamıyor artık. Masumiyetin nasıl katledildiğini, Damour ya da Chatila’daki gibi. İster Amerika’dan gelsinler, ister Fransa’dan, Hangi Tanrı adına ölüyorlar ki” dizelerine yer verdiği bu parçayı kaleme almıştı.
Daha önceki programlarda da değindiğimiz gibi Gilbert Bécaud’nun 1964’te piyasaya çıkan Nathalie adlı parçası hem Fransa’da hem de Fransa dışında büyük yankı uyandırmıştı. Sözleri Pierre Delanoë imzalı parçada Moskova’yı turist olarak ziyaret eden bir adamla onun güzel rehberi Nathalie arasındaki kısa ama tutkulu aşk hikâyesinden bahsediyordu sanatçı bize. Bécaud & Delanoë ikilisi, bundan on dokuz yıl sonra, yani 1983’ye, bu şarkının devamı niteliğini taşıyan La fille de Nathalie’yi yazdı. Buna göre 1964’te Moskova’yı ziyaret eden şarkının kahramanı bir gün Rusya’dan bir mektup alıyor, mektup Nathalie’nin artık on dokuz yaşında olan kızından geliyor. Durum böyle olunca da adam onun aslında kendi kızı olduğunu anlıyor. Mektubunda “Kış bitmek bilmiyor Leningrad’da, Neva Nehrinde paten kayarak çalışıyoruz soğuğu unutmaya, annemle yaşıyorum orada, bazen dışarı çıkıyoruz arkadaşlarımla, okula başladım Novgorod’da, benimle gurur duyacaksınız hukuk diplomamı alınca. Kızıl Meydan boştu hatırla, ve o zamanlar rehberdi annem, durmadan Puşkin’den bahsediyor bana, onun güzel zamanlarıydı” sözleriyle anlatıyor hayatını Nathalie’nin kızı ve şarkı son kıtadaki: “Herkes seni bekliyor Leningrad’da, Leningrad’a bahar gelecek yakında, sen de birlikte gelirsen onunla, mutlu olurdu Nathalie” sözleriyle hem içerik hem de melodi bakımından 1964 tarihli Becaud klasiğine bağlanıyor.
Kaynaklar:
- France Gall - L'intégrale, Norman Barreau-Gély, EPA Eds, 2023
- Indochine La Véritable Histoire, Thomas Chaline, City Editions, 2018
- Chemin d'écriture - L intégrale des chansons, Yves Duteil, Archipel, 2023
- Adamo 50 ans de succès, Thierry Coljon, Renaissance du livre, 2025
| Şarkıcı / Yorumcu | Parça Adı | Albüm Adı | Süre |
|---|---|---|---|
| Romain Didier | Chinamour | L'intégrale - 11 | 3:52 |
| Nicolas Peyrac | Colombo par Ceylan | Et la fête est finie | 3:12 |
| Alain Chamfort & Jin Xing | Lili Shangaï | Le plaisir | 4:09 |
| France Gall | Hong Kong Star | Débranche | 4:16 |
| Bernard Lavilliers | Saigon | Solo | 4:27 |
| Indochine | Kao Bang | Unita (Best Of) | 4:57 |
| Yves Duteil | Retour d'Asie | Dans l'air des mots | 4:39 |
| Salvatore Adamo | Les collines de Rabiah | Le meilleur en public Vol.1 | 5:20 |
| Bernard Lavilliers | Samedi soir à Beyrouth | Samedi soir à Beyrouth | 4:38 |
| Gilbert Bécaud | La fille de Nathalie (Olympia 1983) | Olympia 1983 | 4:48 |

