Cumhuriyet'ten Bülent Ecevit'in haberine göre, Antalya’nın Kaş ilçesinde, Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde yer alan Limanağzı Koyu’nda inşaat faaliyetleri sürüyor. Üçüncü derece doğal sit alanı olan Limanağzı Koyu’nda ayrıca üç adet birinci derece arkeolojik sit ile bir adet tarihi sit alanı yer alıyor. Bölgenin neredeyse tamamı orman ve zeytinliklerden oluşuyor. Likya Yolu güzergâhı üzerinde yer alan Limanağzı’nda, 2015 yılından itibaren “Eko Turizm Alanı” kapsamında yapılaşmaya yönelik girişimler gündeme gelmiş, bu girişimler yerel halk ve sivil toplum kuruluşları tarafından açılan davalar sonucunda yargı kararlarıyla iptal edilmişti. Karayolu bağlantısı bulunmayan bölgeye ulaşım, Kaş Limanı’ndan kalkan teknelerle sağlanıyor. Aralık 2025’te Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Limanağzı’nda özel bir firmaya ait 16 dönümlük araziye ulaşım sağlanması amacıyla 3 bin 978 metrekarelik orman alanında yol açılmasına izin verdi. Açılan güzergâh, 29 yıllığına bir şirkete kiralandı. Şirketin sahibinin eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu olduğu ortaya çıktı. Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Akoy, verilen izne tepki göstererek “Kamu yararı nerede? Bu yol Limanağzı’nda zeytinliği olan Kaş halkı için mi açıldı, yoksa eski bir bakanın özel arazisine ulaşımı kolaylaştırmak için mi?” diye sordu.
Dünya çapında ekonomistler, iklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı ve kirlilikten oluşan üçlü gezegensel krizin bir felakete dönüşmemesi için ekonomik büyümeyi yalnızca GSYH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla) büyümesi olarak gören yaklaşımın ötesine geçilmesi gerektiğini vurguladılar. BM Genel Sekreteri António Guterres de benzer bir şekilde tüm dünya çapında kullanılan sistemlerin çevreye gerçek değerini vermesi gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, kirliliği ve israfı ödüllendirmeyi durdurmak adına, küresel ekonominin köklü bir biçimde dönüştürülmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu. BM’nin önde gelen küresel ekonomistlerin katıldığı bir toplantıya ev sahipliği yapmasının ardından Guardian’a konuşan Guterres, insanlığın geleceğinin gezegeni felaketin eşiğine sürüklediğini söyledi ve dünyanın mevcut “muhasebe sistemlerinin” acilen elden geçirilmesini gerektirdiğini ifade etti. On yıllardır siyasetçiler ve politika yapıcılar, ekonomik büyümeyi, yani Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’yı en temel ekonomik hedef olarak öncelikli olarak kabul etti. Ancak uzmanlar, sınırlı kaynaklara sahip bir gezegende sonsuz ve ayrım gözetmeyen büyümenin yalnızca iklim ve doğa krizini derinleştirmekle kalmayıp eşitsizliği de artırdığını savunuyor.
Independent’den Anthony Cuthbertson’ın haberine göre, Mühendisler, elektronik atıkları ciddi derecede azaltabilecek yeni bir tür biyoçözünür devre kartı icat etti. Glasgow Üniversitesi'nden bir ekibin geliştirdiği çevre dostu tasarım, kağıt, biyoplastik ve hatta çikolatadan yapılabiliyor ve sıradan toprak kompostlamasıyla güvenle bertaraf edilebiliyor. Çığır açıcı gelişme, geleneksel devre kartlarındaki bakır yerine çinko kullanarak elektronik devreleri biyoçözünür yüzeylere basmanın yeni bir yöntemine odaklanıyor. Geleneksel kartlara benzer bir performans sergileyen yeni devre kartları, LED sayaçlar ve sıcaklık sensörleri gibi çeşitli cihazlarda halihazırda başarıyla test edildi. Bu teknik giderek büyüyen e-atık sorununa yenilikçi bir çözüm sunuyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na göre 2024'te yaklaşık 62 milyon ton elektronik çöpe gitti.
Küresel sıcaklıkların artmasıyla birlikte Kuzey Kutbu Okyanusu’ndaki deniz buzlarının daha hızlı erimesi, daha önce donmuş ve geçişe kapalı olan deniz rotalarının gemi trafiğine açılmasına yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD’nin Grönland’ı devralması yönündeki çağrılarıyla birlikte daha fazla dikkat çeken Kuzey Kutbu’ndaki deniz trafiği artışı, ciddi bir çevresel maliyeti de beraberinde getirdi: gemilerden yayılan ve buzların daha da hızlı erimesine neden olan kara karbon, yani is. Gemilerden çıkan bu kirletici, buz ve kar yüzeylerini kaplayarak güneş ışığını yansıtma kapasitesini azaltıyor. Bunun yerine güneşin ısısı emiliyor ve bu süreç Arktik’i dünyanın en hızlı ısınan bölgesi hâline getiriyor. Arktik’te deniz buzlarının erimesi ise küresel ölçekte hava sistemlerini ve iklim düzenlerini etkileyebiliyor.
Muğla'nın Ula ilçesinin 'Sakin Şehir' ünvanlı Akyaka Mahallesi'nde sağanak ve fırtına sonrası denizin rengi, kahverengiye döndü. Ortaya çıkan manzara, dronla görüntülendi. Şiddetli yağışlar sonrası dağlık bölgelerden sürüklenen çamurlu suların denize ulaşması ile Akyaka Sahili'nde deniz suyu kahverengiye büründü.
Güzel bir haberle programımızı kapatalım. Soyu tükenmiş dodo kuşunun yaşayan en yakın akrabası olan Manumea Türkçesi ile Diş Gagalı Güvercin 2013'ten beri ilk kez görüldü. Görülmesi nesli kritik tehlikedeki türün yok olmaktan kurtarılabileceği umudunu doğurdu. Samoa Koruma Derneği'nin 17 Ekim - 13 Kasım'da gerçekleştirdiği son saha araştırmasında Güney Pasifik ülkesinin yağmur ormanlarında latincesiyle Didunculus strigirostris kuşu en az 5 kere görüldü. Samoa Koruma Derneği Proje Koordinatörü Moeumu Uili yerel medyaya yaptığı açıklamada, "Bu gözlemlerde aynı bireyin mi yoksa farklı kuşların mı görüldüğü henüz net değil. Gözlemlenen tüm bireyler yetişkin gibi görünüyor, bu nedenle türün bölgede yuva mı yaptığını yoksa sadece yiyecek mi aradığını teyit edemiyoruz" dedi.


