Login'den Christopher Çolak, son dönemin dikkat çeken leftfield pop electronica ve deneysel caz sanatçılarından Laura Misch'in 5 Haziran’da yayımlanacak yeni albümü "Lithic" hakkında bilgi veriyor.
Son dönemin dikkat çeken leftfield pop electronica ve deneysel caz sanatçılarından olan Laura Misch, yeni albümü Lithic’i 5 Haziran’da yayımlamadan hemen önce, Berlin, Paris ve Amsterdam’da şimdiden sold-out olan dinleme ve soru-cevap etkinlikleri düzenliyor. Bu etkinliklerde tütsüler yakılıyor, dinleyiciler yerlerini alıyor, gözlerini kapıyor ve yolculuklarına başlıyorlar...

Gerçekten de gözlerinizi kapatıp dinlemeniz gereken meditatif bir müzik icra ediyor Laura Misch. Kendi kaydettiği doğa sesleri, kadife vokali, keçi derisi davulu, saksafonu ve besteleriyle insanın ruhunu okşayan bir yaz meltemi gibi içinizi serinletiyor. Ne demek istediğimi daha iyi anlamak için, son albümde yer alan "Shell" parçası için yayımlanan klibi izleyerek işe başlayabilirsiniz.
Laura Misch’in 2023 yılında yayımlanan debut albümü Sample The Sky da benzer meditatif özelliklerinden ve müzikalitesinden dolayı eleştirmenlerden tam not almıştı. Hemen sonrasında gelen Sample The Earth’ün kapağındaki taşlar ise, Laura Misch’in bir sonraki müzikal patikası hakkında bizlere ipuçları veriyordu.

Laura aslında küçük ama derin ses manzaraları üretiyor ve hikâyelerini anlatıyor. Deniz kabukları, taş ve yosun seslerinden oluşturduğu davul sesleri, alto saksafonuna üflediği notalara karışıyor. Teyp kayıtları ve elektronik sentezlerle oluşan müziklerin sözleri de genellikle huşu, kayıp, yaşamın birbirine bağlılığı ve şehrin telaşı arasında sakinlik bulma temalarını ele alıyor.
Yeni albümden hemen önce yayımlanan ilk EP Echoes’un tanıtım metninde; "Jeoterapist Ruth Allen'ın hem yaşamlarımızda, hem de jeolojik zamanın engin anlamındaki aşınma ve yıpranmaya dair düşüncelerinden ilham alarak, aşınma ve yıpranmanın ortasında şefkati kucaklıyor. Değişime direnmek yerine, elementlerin bedeni ve manzarayı şekillendirmesine izin verin. Laura'nın yatıştırıcı saksafon bulutları, Marysia Osu tarafından çalınan narin piyano ile Idrisi Ensemble'dan Thomas Fournil'in Orta Çağ ‘hurdy gurdy’ senfonisinin derin, drone benzeri tonları ve yavaş taş adımlarını taklit eden tozlu davullar üzerinde eş zamanlı olarak dans ediyor” diyor.
‘Laura’nın yatıştırıcı saksafon bulutları’ gerçekten de gündelik hayatın hengâmesi ve kaosundan dolayı aşınmış ve yıpranmış bedenlere iyi gelen bir müzik. Son dönemde gittikçe daha popüler hale gelen ekopsikoloji ile ilgilenen, insanın doğa ve yakın çevresiyle dürüstçe kurduğu gerçek ilişkiyi sorgulayan Laura Misch, İngiltere'nin güneybatısındaki Cornwall bölgesinde yer alan, doğal yollarla üst üste dizilmiş gibi duran meşhur bir granit kaya formasyonu olan Cheesewring ve benzeri doğa olayları ile de yakından ilgili. Benzer şekilde yeni albümünde BBC Radio 4’teki A Lemur’s Song belgeseli için ürettiği müziklerden ilham alan Laura, sadece Madagaskar ormanlarında yaşayan ‘şarkı söyleyen lemur’ lakaplı Indri’lerden de fazlasıyla etkilenmiş.

İkinci albümün ismi de işte bu yüzden beklenildiği üzere "Lithic" ("Taşa Dair") olarak seçilmiş olsa gerek. Yukarıdaki metinde bahsedilen; ‘değişime direnmek yerine elementlerin bedeni ve manzarayı şekillendirmesine izin verin’ sözü de oldukça manidar. 3 Temmuz’da Barbican’da şimdiye dek vereceği en büyük konsere hazırlanan Laura’yı ilerleyen yıllarda daha çok dinleyeceğimize hiç şüphe yok gibi.
Doğa ve çevre ile kurduğumuz ilişkiyi gerçekten de yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. Yedinci büyük yok oluşa doğru emin adımlarla ilerleyen insan ırkı, doğa ve çevre ile barışık teknolojilere, endüstrilere ve belkide geçmişin ihtişamını bize hatırlatacak böyle müziklere hiç olmadığı kadar çok ihtiyaç duyuyor. Laura Misch’in modern folk öğeleriyle bezeli ilginç albümü bu yıl dinlediğim en güzel albümlerden biri.
Laura Misch - Lithic
One Little Idependent Records
1. Breathing
2. Kairos
3. Echoes
4. Siren
5. Scrolls
6. Soften
7. Circle
8. For(r)est
9. Jealousea (ft. Alfa Mist)
10. Mythic
11. Shell
12. Spiral

