Havadaki partikül madde oranı incelendi

-
Aa
+
a
a
a
Gezegenin Geleceği: 23 Şubat 2026
 

Gezegenin Geleceği: 23 Şubat 2026

podcast servisi: iTunes / RSS

Kahramanmaraş’taki Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne yapılması planlanan iki yeni ek ünite için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu raporuna karşı yapılan ek bilirkişi raporu da ÇED raporunun uygunsuzluğuna işaret etti. Ek raporda da ÇED olumlu kararının çevre mühendisliği, orman mühendisliği, ziraat mühendisliği, maden mühendisliği,  jeoloji ve hidrojeoloji mühendisliği ile sosyoloji yönünden uygun olmadığı vurgusu yinelendi. Afşin Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu’ndan Mehmet Dalkanat, bilirkişi ek raporundan memnun olduklarını, ek ünitelerin fayda sağlamayacağının bir kez daha ifade edildiğini belirterek ÇED olumlu raporunun ve ek ünite planlarının iptali için zaman kaybedilmemesi gerektiğini söyledi.

Küresel endüstriyel üretim sektörü, son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler, enerji ve ham madde maliyetlerindeki oynaklık ile birlikte tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlıklar; üretim modellerini, yatırım kararlarını ve liderlik önceliklerini köklü biçimde yeniden şekillendiriyor. 2025 Endüstriyel Üretim ve Otomotiv CEO Bakışı raporu sektör genelinde iyimserliğin hakim olduğunu ortaya koyan rapora göre, endüstriyel üretim CEO’larının %81’i sektörün büyüme potansiyeline güven duyuyor. Bu güvene paralel olarak liderlerin %77’si de kendi şirketlerinin büyüme potansiyeli konusunda pozitif bir tablo çiziyor ki bu oran, 2024 yılındaki %73’lük güven seviyesine göre dikkate değer bir artışa işaret ediyor. Ayrıca, önümüzdeki üç yıl için %2,5’in üzerinde kazanç artışı öngören liderlerin oranı, 2024’te %52 iken 2025’te %61’e çıkarak dikkat çekici bir artış gösterdi.

2015’te ABD ve yaklaşık 200 diğer ülke, küresel ısınmayı sınırlamak için petrol, gaz ve kömür tüketimini azaltmayı ve 2050 yılına kadar “net sıfır” emisyona ulaşmayı hedefleyen uluslararası bir taahhüt olan Paris Anlaşması’nı imzaladı. ABD’nin Enerji Bakanı Chris Wright ise, “Öyle bir zihniyet oluştu ki, 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefiyle 10 yıldır yıkıcı bir yanılsamaya yatırım yapıldı. Bu nedenle ABD, IEA’yı önümüzdeki bir yıl içinde bu gündemden uzaklaştırmak için sahip olduğumu tüm gücü kullanacak” dedi ve birçok ülkenin özel görüşmelerde ABD’nin net sıfır hedeflerinden uzaklaşma ve gaz ve petrol gibi fosil yakıtların üretimini ve tüketimini artırmaya devam etme konusundaki duruşuna katıldığını da iddia etti.

Yeni bir araştırma, aşırı orman yangınlarını tetiklemek için ideal koşullar sağlayan sıcak, kuru ve rüzgarlı havanın yaşandığı günlerin sayısının, son 45 yılda neredeyse üç katına çıktığını ortaya koydu. Bu artış Amerika kıtasında ise daha yüksek bir eğilim gösteriyor. Araştırmacılar, bu artışın yarısından fazlasının insan kaynaklı iklim değişikliğinden kaynaklandığını hesapladı. Bu durum, dünya ısındıkça giderek daha fazla yerin orman yangınlarına yatkın hale geldiği anlamına geliyor çünkü birden fazla bölgede aynı anda yangına elverişli koşulların oluşması anlamına gelen “eşzamanlı yangın havasının” artış gösteriyor. Çalışmanın yazarlarına göre ülkeler tüm yangınları söndürmek için yeterli kaynağa sahip olmayabiliyor ve komşu ülkeler de kendi yangınlarıyla uğraştıkları için yardım gönderme olasılığı azalabiliyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026 yıllarının ocak ayları hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı. Bu kapsamda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonlarınca kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi. Buna göre, İstanbul'da ocak ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 24 istasyonda metreküp başına 26,5 mikrogram, Ocak 2025'te ise 41,5 mikrogram ölçüldü. Partiküler madde kaynaklı hava kirliliği, önceki yıla göre yüzde 36 azaldı. Ocak 2026'da kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 46,4 mikrogramla "Kağıthane 1" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 44 mikrogramla "Tuzla" ve 39,8 mikrogramla "Sancaktepe" istasyonları takip etti. Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 8,4 mikrogramla "Sultangazi 1" istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği "Büyükada" istasyonu'nda 11,8 mikrogram, "Sarıyer" istasyonunda 15 mikrogram olarak ölçüldü.

 

Türkiye’de giderek derinleşen su stresi ve iklim krizinin etkileri, su kaynaklarının bilimsel, katılımcı ve bütüncül bir anlayışla yönetilmesini zorunlu hale getirmekte. Bu ihtiyaçtan hareketle, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bünyesinde Su Kurulu kuruldu. Kurul, ilk toplantısını 11 Şubat tarihinde CHP Genel Merkezi'nde gerçekleştirdi. Su Kurulu, CHP’nin bütüncül su yönetimi yaklaşımını ortaya koymak, iktidara gelince su kaynaklarının nasıl yönetileceğine ilişkin politika çerçevesini hazırlamak amacıyla oluşturuldu. Kurul, su yönetimi alanında politika üretimi, mevzuat değişikliklerine ilişkin çalışmalar, kurumsal koordinasyon ve yerel yönetim uygulamalarına yönelik önerilerin geliştirilmesi süreçlerinde CHP’nin ortak politika zemininin oluşturulmasına katkı sunacak.