Kes / Biç #09

Kes / Biç
-
Aa
+
a
a
a
""

Gece olunca dünya küçülmüyor. Sadece başka türlü okunmaya başlıyor. Gündüz, yönümüzü çoğunlukla gözlerimiz belirliyor. Binalar, tabelalar, renkler, ufuk çizgisi... Nerede olduğumuzu anlamak için sürekli görüyoruz. Karanlık çöktüğünde ise bu harita yavaş yavaş siliniyor.

Bir trenin uzaktan gelen sesi. Rüzgârın yön değiştirmesi. Boş bir sokakta yankılanan kaykay sesleri. Bir duvardan sekip geri dönen uğultu. Yön bulmak, her zaman yolu görmek değildir diye düşünüyorum. Benim için çoğu zaman, bir sonraki adımı atacak kadarını duyabilmek olabilir.

Bu haftaki Kes / Biç, sesin pusulaya dönüştüğü anların peşine düşüyor. Dub'ın boşlukları, deneysel cazın açık alanları, şiirle örülmüş anlatılar, elektronik dokular ve toprağa yakın ritimler aynı sorunun etrafında dolaşıyor:

Karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan şey nedir?

Program boyunca duyacağınız kısa film kesitleri de bu düşünceye eşlik ediyor.

Francis Ford Coppola'nın The Conversation'ında Gene Hackman dünyayı dinleyerek anlamaya çalışıyor. Duyduğu her ses onu hakikate biraz daha yaklaştırırken, aynı zamanda daha büyük bir belirsizliğin içine sürüklüyor. Charlotte Wells'in Aftersun'ında hafıza, yıllar sonra geri dönen seslerle çalışıyor; bazı cümleler söylendikleri anda değil, çok sonra anlam kazanıyor. Wim Wenders'in Paris, Texas'ı ise uzun yolların ve gecelerin, insanın bazen yalnızca yürüyerek, dinleyerek ve bekleyerek yönünü yeniden bulabileceğini hatırlatıyor.

Bu haftanın rotasından birkaç durak...

Holy Tongue – "Threshing Floor"

Davulcu Valentina Magaletti, prodüktör Al Wootton ve basçı Susumu Mukai'nin bir araya geldiği Holy Tongue, dub'ı yalnızca bir tür olarak değil, içinde dolaşılan bir mekân gibi ele alıyor. "Threshing Floor", 2023 tarihli Deliverance and Spiritual Warfare albümünden; dub, serbest doğaçlama, post-punk ve deneysel perküsyonun iç içe geçtiği hipnotik bir açılış. Bu yıl Houghton'da onları dinleyecek olmak, en çok beklediğim anlardan biri.



Ardından Aja Monet & Meshell Ndegeocello– "elsewhere" geliyor. Şiir ve müzik burada birbirini açıklamıyor; aynı karanlığın içinde birlikte ilerliyor.



Moin – "Happy in the Wrong Way", gürültüyle sessizlik arasındaki ince çizgide yürüyen bir parça. Post-rock, dub ve deneysel elektronik arasında, yönünü kaybetmeden ama hiçbir zaman tamamen bulmadan ilerliyor.



Fatboi Sharif & Driveby – "Battlestar Galactica"

Bilimkurgu, korku sineması ve soyut hikâye anlatıcılığı arasında dolaşan Fatboi Sharif, deneysel hip hop'ın en kendine özgü seslerinden biri. Driveby'ın puslu prodüksiyonlarıyla birleşince ortaya çıkan dünya, bir şehirden çok bir zihnin içinde geçiyormuş hissi yaratıyor. "Battlestar Galactica", 2025 tarihli Let Me Out albümünün kapısını aralıyor; Chop The Head imzalı kapak çalışmasıyla birlikte bu seçkinin en artistik duraklarından biri. 



Jean-Marie Mercimek – "Une Bouche Regardée" ile Andrea Benini – "Jawa", akustik ve elektronik arasında görünmez bağlar kuruyor. Biri nefes alıyor, diğeri nabız tutuyor.



Ben LaMar Gay – "Damn You Cute"

Chicago'nun yaratıcı müzik sahnesinin en özgün isimlerinden Ben LaMar Gay, cazı yalnızca bir tür olarak değil; blues, folk, gospel, hip hop ve dünya müziklerinin birbirine karıştığı yaşayan bir dil olarak ele alıyor. 2025 tarihli Yowzers albümünde bu yaklaşımını daha da ileri taşıyor. "Damn You Cute", Latin ritimleri, sıcak üflemelileri ve oyunbaz melodisiyle albümün en aydınlık anlarından biri gibi.

Birkaç ay sonra kendisini 36. Akbank Caz Festivali kapsamında ilk kez İstanbul'da canlı dinleyecek olmak, bu parçayı seçmemin sebeplerinden biri. Müziğinin kayıtların ötesinde, aynı odada nefes alan bir topluluk deneyimine dönüştüğünü sıkça duyuyorum. Bunu sonunda yerinde deneyimleyecek olmak ayrı bir heyecan.



Mark Ernestus' Ndagga Rhythm Force – "Simb"

Basic Channel, Rhythm & Sound ve Hard Wax'ın kurucularından Mark Ernestus'un, Senegalli sabar müzisyenleriyle kurduğu Ndagga Rhythm Force projesi; Berlin dub geleneği ile mbalax ritimlerini ortak bir dilde buluşturuyor. Yermande albümünün en etkileyici parçalarından "Simb", poliritmik davulları dub'ın boşluk duygusuyla yan yana getiriyor.

Geçen yıl hem Londra'daki Cafe OTO'daki üç günlük serinin bir gecesinde canlı dinleme şansı bulduğum Ndagga Rhythm Force, 2025'in en unutamadığım performanslarından biriydi. Bu yıl ise Mark Ernestus'u Tikiman (Paul St. Hilaire) ile gerçekleştireceği DJ setinde yeniden dinleyecek olmak yine başlı başına bir olay.



Bu seçkiyi Ghost Dubs – "The Regulator" ile kapatmak istedim. Çünkü bu parça yön duygusunu melodiden değil, yankıdan kuruyor. Sanki sesler karanlığın içinden gelmiyor; karanlığın kendisi yavaş yavaş sese dönüşüyor. Holy Tongue ve Mark Ernestus'un açtığı dub hattı, Ghost Dubs'ta neredeyse tamamen soyutlaşıyor. Geriye sadece titreşim, boşluk ve hafızada kalmaya devam eden bir uğultu kalıyor.

Karanlıkta yön bulmanın, doğru yolu bulmakla ilişkisini düşünüyorum. Sanırım burada mühim olan sadece yürümeye devam edebileceğin kadarını duyabilmek…

İçinden geçen parçalar:

Holy Tongue – "Threshing Floor"
Aja Monet & Meshell Ndegeocello – "elsewhere"
Moin – "Happy in the Wrong Way"
Fatboi Sharif & Driveby – "Battlestar Galactica"
Jean-Marie Mercimek – "Une Bouche Regardée"
Andrea Benini – "Jawa"
H.A.N.K. – "While My Tar Gently Weeps"
Ben LaMar Gay – "Damn You Cute"
Juana Molina – "uno es árbol"
Mark Ernestus' Ndagga Rhythm Force – "Simb"
Samora Ogeda-Chemba – "Speak to Mind."
SML – "Rubber Tree Dance"
Ghost Dubs – "The Regulator"

Kırpılmış diğer sesler:

Lost Highway (1997, Yön. David Lynch)
The Conversation (1974, Yön. Francis Ford Coppola)
Theory of Achievement (1991, Yön. Hal Hartley)
Paris, Texas (1984, Yön. Wim Wenders)
Araba içi sinyal sesleri
Kaykay sesleri
Yanımdan geçen tren sesi
Aftersun (2022) – "Under Pressure" sahnesi (Yön. Charlotte Wells)
Queen – "Under Pressure"
The Postal Service – "Such Great Heights"
CD player sesi