Kopuk Bağlar Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Telgrafın tellerine sinmiş zamanı, hafızayı ve dönüşümü konuşuyoruz. Uzaklardan gelen bir haber olmanın ötesine geçen telgrafın, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan hatta modernleşmeyi, merkeziyetçiliği ve gündelik hayatın ritmini nasıl şekillendirdiğinin izini sürüyoruz.

Bir Hat Çekildi Dünyaya: Telgrafın Hikâyesi
Bir zamanların en özel iletişim araçlarından kartpostalın izini sürüyor; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan hikâyesini, hafızasını ve taşıdığı anlamları konuşuyoruz. Kartpostallarda yazıldığı gibi, gözlerinizden öpüyor; hepinize içten selamlarımızı gönderiyoruz.

Kartpostal: Nostaljik Bir Merhaba
Konuğumuz Gözdem Gürbüzatik ile Anadolu bağcılığının hafızasını konuşuyoruz. Anadolu'nun unutulmuş bağlarına dair yaptığı saha çalışmasından hareketle, yerel üzüm çeşitlerinin ve yüzyıllık asmaların şekillendirdiği kırsal dünyaların izini sürüyoruz.

Asmanın Hafızası: Anadolu'nun Unutulan Bağları
Konuğumuz Işıl Çokuğraş ile İstanbul’un alışılageldik tarih yazımı içinde çoğu kez gölgede kalan bekârları ve bekâr odalarını; merkezileşen yönetimin kentsel müdahalelerini ve marjinalite–mekân ilişkisini Geç Osmanlı İstanbul’u üzerinden konuşuyoruz.

Osmanlı İstanbul’unda Bekâr Odaları
Konuğumuz Emre Dağtaşoğlu ile “eğlenmek” kelimesine bildik anlamının ötesinden bakıyor; gündelik hayatta çoğu zaman “hoşça vakit geçirmek” diye kullandığımız bu kelimenin, Türkçede daha eski ve daha derin anlam katmanlarını birlikte konuşuyoruz ve dilin yalnızca düşünceyi ifade etmediği, aynı zamanda düşünme biçimimizi de kurduğu fikrinden hareketle, “eğlenmek” kelimesinin tarihsel ve felsefi izini sürüyoruz.

Eğlenmek: Bir Duraklama Biçimi
Konuğumuz Agâh Enes Yasa ile, insan ve su gücüne dayalı atölyelerden mekanize fabrikalara geçiş üzerinden 19. yüzyıl Bursa ipek sanayisinin erken kapitalist dönüşümünü; emek, enerji ve sermaye ilişkileri çerçevesinde konuşuyoruz.

İpek: Bursa’da Kapitalizmin Kuruluş Momentleri
Bu bölümde sıradan ama bir o kadar sıradışı, hikmeti minderinden büyük, tarihi ayaklarından uzun bir nesneyi konuşuyoruz: saraydan gündelik hayata uzanan yolculuğunda koltuğu.
Yere çömelmeden tahta, tahttan berjer’e uzanan bu serüvende koltuk; bir yanda zanaatın, estetiğin ve sembol dilinin taşıyıcısı, öte yanda hiç eskimeyen bir politik gerilimin merkezi: “Kim oturacak?”
Sahi koltuk, sen nasıl bir nesnesin?

Koltuk: Oturmanın estetiği, statünün dili
Konuğumuz Aylin Tekiner ile; taş, tunç, kil, alçı ve polyester gibi malzemelerden yontularak, kalıba dökülerek ya da yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen “yontu”nun—yani heykelin—Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarihini ve kamusal alandaki simgesel rolünü konuşuyoruz.

Heykel: Kamusallaşan Simge
Konuklarımız Cem Bico ve Günay Erpul ile karbonu depolayan, suyu süzen ve yaşamı taşıyan toprağın bozulma süreçlerini ve farklı bozulum biçimlerini ele alıyor; bu tahribatın iklim, su ve tarımla kurduğu zincirleme ilişkiyi, toprağın sağlığını nasıl koruyup onarabileceğimizi konuşuyoruz.

Toprak: Ekosistemin Bedeni
Konuğumuz İsmail Gezgin ile kaldığımız yerden devam ediyoruz. “Öte dünyanın haritası çizildikçe dünyevi düzen nasıl kuruluyor?” sorusunun peşine düşüyor; Kharon’un kayığında, inancın nasıl prosedürlere bağlanıp siyasallaştığını ve iktidarla kurduğu ilişkiyi konuşuyoruz. Bu bölümde özellikle cehennemin arkeolojisine odaklanıyoruz: Ceza, korku ve disiplinin nasıl bir dünya tasarımına dönüştüğünü izliyoruz.

Kharon’un Kayığı: Öte Dünya ve İktidar
