Eksi Otuz Kayıt Arşivi

-
Aa
+
a
a
a
Programın kayıtlarını buradan dinleyebileceğiniz gibi, podcast kanalına üye olarak farklı podcast uygulamaları aracılığıyla mobil cihazlarınızdan da dinleyebilir, yeni bölümler yayınlandıkça haberdar olabilirsiniz: iTunes / RSS

Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
#30 Gözde Sivişoglu, Caz Ağı Derneği'ni anlatıyor

Caz Ağı Derneği, Türkiye’de caz ve doğaçlama müzik alanında bir topluluk kurma isteğiyle yoluna başlamış ve geçtiğimiz beş senedir bu amaçla çalışmalarını yürütmüştü. Uzun süredir konuştuğumuz sektörün gençleşmesine dair en güncel örneklerden biri olan Caz Ağı Derneği’nin yönetim kurulu değişimini ve güncel caz sahnesinde topluluk olmak üzerine konuştuk sevgili Gözde ile. 


The Jazz Network Association started its journey with the desire to create a community in the field of jazz and improvisational music in Turkey, and has been working towards this goal for the past five years. We talked with Gözde about the change in the board of directors of the Jazz Network Association, one of the most recent examples of the sector's rejuvenation that we've been discussing for a long time, and about what it means to be a community in the contemporary jazz scene.

#30 Gözde Sivişoglu, Caz Ağı Derneği'ni anlatıyor
 

#30 Gözde Sivişoglu, Caz Ağı Derneği'ni anlatıyor

07 Mayıs 2026
#29 Dilara ve Kerim’in bataklık çiçeği: Nelumbo Studios

Kadıköy’de bir sanat alanı olarak faaliyete başlayan Nelumbo Studios, Kerim Arslan ve Dilara Altınkepçe Arslan’ın ortak çabalarıyla her türden sanatçı için ortak bir güvenli alan olması için başlıyor, bugünlerde ise çok yönlü bir galeri olmanın haricinde kendini keşfetmek isteyen ve keşfedilmesi gereken genç sanatçılar için başlattığı Green Lotus projesiyle önde gelen bir topluluk mekânı haline gelmiş. 


Nelumbo Studios, which began operating as an art space in Kadıköy, was founded by Kerim Arslan and Dilara Altınkepçe Arslan with the aim of providing a safe and shared space for artists of all kinds. Today, beyond being a versatile gallery, it has become a leading community space with its Green Lotus project, launched for young artists who want to discover themselves and who deserve to be discovered.

#29 Dilara ve Kerim’in bataklık çiçeği: Nelumbo Studios
 

#29 Dilara ve Kerim’in bataklık çiçeği: Nelumbo Studios

30 Nisan 2026
#28 İpek Biçer mimari ve müziğin kavuşumunda Frankhan’ı anlatıyor

18.yüzyıldan günümüze gelmiş Levanten bir yapı olan Frankhan, Selectist’in müdahalesi ile son birkaç yıldır İstanbul’un yeni müzik sahnelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Elektronik müzikten, dünyaca ünlü DJ’lere uzanan programlaması bir yana, Karaköy’ün merkezinde caz festivallerine de alan açan mekan, gençlerden oluşan ekibi sayesinde gündemin nabzını da tutmayı biliyor. İpek’in gözünden dinliyoruz. 



Frankhan, a Levantine building dating from the 18th century, has been hosting one of Istanbul's newest music scenes for the past few years thanks to Selectist's intervention. Beyond its programming ranging from electronic music to world-renowned DJs, the venue, located in the heart of Karaköy, also provides space for jazz festivals and, thanks to its young and dynamic team, keeps its finger on the pulse of current events. We hear it through İpek's eyes.

#28 İpek Biçer mimari ve müziğin kavuşumunda Frankhan’ı anlatıyor
 

#28 İpek Biçer mimari ve müziğin kavuşumunda Frankhan’ı anlatıyor

23 Nisan 2026
#27 Alara Demirel’in kültür sanat editörlüğü ve bolca kahkaha

Basılı yayınların popülerliğinin gittikçe azaldığı ama nitelikli editöryel dosyaların arttığı bir dünyada kültür sanat editörü olmak nasıldır? Basılı ve dijital yayınlar sesimizi duyurmak için yeterli bir alan mı? “Biz”e alan açılması ne demek? Queer feminist bir bakışla kahkahanın dibine vurarak konuşmaya çalıştıklarımız işte bunlardı. 


In a world where print publications are becoming increasingly less popular but high-quality editorial work is on the rise, what is it like to be a culture and arts editor? Are print and digital publications sufficient platforms for us to make our voices heard? What does it mean to create space for "us"? These were the questions we tried to discuss, with a queer feminist perspective, while laughing heartily.

#27 Alara Demirel’in kültür sanat editörlüğü ve bolca kahkaha
 

#27 Alara Demirel’in kültür sanat editörlüğü ve bolca kahkaha

16 Nisan 2026
Eksi Otuz: 23. Radyo Şenliği Özel

23. Radyo Şenliği'ne konuk olan Eksi Otuz programcısı Bihter Çetinyol, Apaçık Radyo’nun dijitalleşmeyle büyüyen etkisine, dinleyicinin aktif katılımına ve genç kuşakların konuşarak, paylaşarak ve birlikte hareket ederek kurduğu kolektif kültüre değinerek, “Bu radyo, sadece ses veren değil; birlikte konuşarak değişimi mümkün kılan bir dayanışma alanıdır" diyor. 

Eksi Otuz: 23. Radyo Şenliği Özel
 

Eksi Otuz: 23. Radyo Şenliği Özel

09 Nisan 2026
#26 Mihran Tomasyan, Ufuk Fakıoğlu ve Basma Seiba, işte biraz ÇAK!

Çıplak Ayaklar Kumpanyası! Tophane’nin Firuz Ağa avlusunda kendine bir vaha kurmuş bu çağdaş dans topluluğu sevgili Mihran, Ufuk ve Basma’nın sözleriyle kendini anlatıyor. 2003’te ilk beraberliklerine başlayan topluluk 2007’de Stüdyo’nun kurulmasıyla kalıcı bir yere kavuşmuş, zamanla Büyük Ev Ablukada, Gevende gibi topluluklara ve şimdilerde de Tophane Noise Band’e ve gelmek isteyen herkese kapılarını açmış. 


Çıplak Ayaklar Kumpanyası! This contemporary dance troupe, which has created an oasis for itself in the Firuz Ağa courtyard of Tophane, describes itself in the words of its beloved members Mihran, Ufuk, and Basma. Having started their collaboration in 2003, the group found a permanent place with the establishment of Stüdyo in 2007, and over time, it has opened its doors to groups such as Büyük Ev Ablukada, Gevende, and now Tophane Noise Band, and anyone else who wishes to come.

#26 Mihran Tomasyan, Ufuk Fakıoğlu ve Basma Seiba, işte biraz ÇAK!
 

#26 Mihran Tomasyan, Ufuk Fakıoğlu ve Basma Seiba, işte biraz ÇAK!

02 Nisan 2026
#25 Ayberk İnce, bir müzik “düşkünü” olarak izleyicilerin deneyimlerini anlatıyor

Ayberk ile müzik sektöründe bu sefer seyircilerin gözünden nasıl bir deneyim yaşandığını konuştuk. Özellikle İstanbul merkezli bir alan olan müzik, Ankara gibi farklı yerlerde daha yerli sahne ve küçük gruplar arası etkileşimle ilerlese de, İstanbul’da işler daha farklı. Yeterli sahne olmaması, yerli sanatçıların kendilerini tanıtabilecekleri alanlar olmaması ve fikirler üzerine konuşuyoruz. 


This time, we talked with Ayberk about the experience in the music industry from the audience's perspective. While music, primarily centered in Istanbul, might progress through more local scenes and interaction among smaller groups in places like Ankara, things are different in Istanbul. We discussed the lack of sufficient venues, the absence of spaces for local artists to showcase themselves, and the various ideas surrounding the industry.

#25 Ayberk İnce, bir müzik “düşkünü” olarak izleyicilerin deneyimlerini anlatıyor
 

#25 Ayberk İnce, bir müzik “düşkünü” olarak izleyicilerin deneyimlerini anlatıyor

26 Mart 2026
#24 Elif Aygın ve Enver Sedat Kurubaş Beyoğlu’nun Zarifi Apartmanı’ndan sesleniyorlar

Büyük Zarifi Apartmanı’nda yer alan istos sahne, geleneksel Rum müziğinden tiyatrolara, bağımsız sahnede yer almak isteyen herkese kucak açan bir salon niteliğinde. Ev sıcaklığında sohbetler, selamlaşıp hâl hatır sorulan gösterimlerle devam ediyor ve kendine ait bir odaya dönüşüyor. Farklı seslere mikrofon olan istos sahne, hem bağımsız bir alan olarak kendi sözünü söylüyor, hem de yavaş yavaş başka mekanlara yayılarak yeni komşular ediniyor. 


Located in the Grand Zarifi Apartment building, istos stage is a space that welcomes everyone who wants to participate in independent performances, from traditional Greek music to theatre. Warm conversations and greetings take place during performances, transforming the space into a personal room. istos stage, a microphone for diverse voices, speaks for itself as an independent space while gradually expanding to other venues and finding new neighbors.

#24 Elif Aygın ve Enver Sedat Kurubaş Beyoğlu’nun Zarifi Apartmanı’ndan sesleniyorlar
 

#24 Elif Aygın ve Enver Sedat Kurubaş Beyoğlu’nun Zarifi Apartmanı’ndan sesleniyorlar

19 Mart 2026
#23 Alena Verbitskaia ve Berk Uslu, IDGK’den bahsediyor, hepimizin gözleri kapalı

Birlikte sevdikleri konserlere giderek başlayan arkadaşlıkları, bu konserleri kaydetme isteğine yol açmış ve İstanbul’un yeraltındaki bağımsız müzik sahnelerini arşivlemeye başlamış Alena Verbistkaia ve Berk Uslu’yla beraberiz. IDGK, Orhan Veli’nin İstanbul’u Dinliyorum (Gözlerim Kapalı) şiirinden gelen bir ilhamla sadece bir kayıt ve arşiv alanı olmaktan çıkarak bu işe gönül vermek isteyen herkese açık bir topluluğa dönüşüyor. Arşiv’in sıkıcılığında, görülmeyeni görünür kılan IDGK, aynı zamanda Utrecht’te düzenlenen Le Guess Who? festivaline bağlı Cosmos bağlantı alanında da Türkiye’den bir elçi olarak temsiliyet üstleniyor. Daha fazlası için bölümün tamamı burada!


Their friendship, which began with attending their favorite concerts together, led to a desire to record these concerts, and we are with Alena Verbistkaia and Berk Uslu, who started archiving Istanbul's underground independent music scene. Inspired by Orhan Veli's poem "I Listen to Istanbul (With My Eyes Closed)," IDGK is transforming from just a recording and archiving space into a community open to anyone who wants to dedicate themselves to this work. Making the unseen visible in the monotony of an archive, IDGK also acts as an ambassador representing Turkey at the Cosmos connection area of ​​the Le Guess Who? festival in Utrecht. For more, the full episode is here!

#23 Alena Verbitskaia ve Berk Uslu, IDGK’den bahsediyor, hepimizin gözleri kapalı
 

#23 Alena Verbitskaia ve Berk Uslu, IDGK’den bahsediyor, hepimizin gözleri kapalı

12 Mart 2026
#22 Ayşe Tümerkan’ın Frankeştayn’ı, tabii ki literatüre yeni bir katkı

Ayşe Tümerkan, Frankeştayn kitabevini kurduğunda, Tophane’deki bu küçük dükkanın birkaç sene sonra İstanbul’un belki de en bilinen bağımsız kitabevi olacağını bilemezdi. Birçok kitapsever genç, bugünlerde soluğu burada alıyor, çünkü bu mekan kendini yeniden üreterek gerçek bir kamusal alan olmayı başardı. THE SHEER ile beraber genç müzisyenlere ev sahipliği yaptığı konserleriyle, yeni yazarların imza günleri veya azınlık konularla ilgili yaptıkları atölyelerle, bugün birçoklarınca Tophane’nin en güzel gizli bahçesi haline gelmiş durumda. Gençlerin yaşamları sadece konserlerden veya gece eğlencelerinden ibaret değil, genç okuyuculara ulaşmak da kültür sanat sektörünün bir parçası ve bunun nasıl yaşandığını Ayşeyle konuştuk. 


When Ayşe Tümerkan founded Frankenstein Bookstore, she couldn't have known that this small shop in Tophane would become perhaps the most well-known independent bookstore in Istanbul a few years later. Many young book lovers flock here today because the space has managed to reinvent itself and become a true public space. With concerts featuring young musicians, in collaboration with THE SHEER, book signings by new authors, and workshops on minority issues, it has become, for many, Tophane's most beautiful hidden garden. Young people's lives aren't just about concerts or nightlife; reaching young readers is also part of the culture and arts sector, and we talked to Ayşe about how this works.

#22 Ayşe Tümerkan’ın Frankeştayn’ı, tabii ki literatüre yeni bir katkı
 

#22 Ayşe Tümerkan’ın Frankeştayn’ı, tabii ki literatüre yeni bir katkı

05 Mart 2026