Sakat Muhabbet'te Alper Tolga Akkuş, FIFA 2026 Dünya Kupası kapsamında geliştirilen erişilebilirlik uygulamalarını ele alıyor; sesli betimleme, işaret dili desteği, duyusal odalar, erişilebilir tribünler ve dijital çözümler üzerinden sporun herkes için erişilebilir olup olamayacağını tartışıyor.
Alper Tolga Akkuş: Merhaba. Apaçık Radyo'ya, Sakat Muhabbet’e; sağlamcı zihniyetin kör topal muhalifine hoşgeldiniz. Ben Alper Tolga Akkuş ve bugün 17 Haziran 2026 Çarşamba.
Geçen hafta, son programımızda Amine Ennur Aksoy’u konuk etmiştik ve kendisiyle sakatlar için dijital erişilebilirlik konusunu konuşmuştuk. Fiziksel erişim hepimizin malumu ama dijital erişim konusunda detaylar vermişti bize sağolsun. Kendi lise yıllarından bugüne, şu an Sabancı'da devam eden Yüksek Lisansı üzerinden de detaylara girmişti hatırlarsanız. Aynı konunun bir uzantısı gibi olacak bu hafta. Bir konuğum yok, kendim size aktarmaya çalışacağım.
Şu an tabi dünya gündemi spor anlamında Dünya Futbol Şampiyonası, FIFA World Cup 2026. Üç üke düzenliyor ve ilk defa oluyor bu üç ülkenin düzenlemesi. Meksika, ABD ve Kanada düzenliyorlar bu sene Dünya Kupası'nı. Maçlar başladı geçen hafta. Türkiye de tabi bunun içinde bulunan bir takım. 24 yıl aradan sonra katılıyoruz ülke olarak ve ilk maçımızda da maalesef Avustralya'ya 2-0 kaybettik Pazar sabahı 07:00’de oynanan maçta.
Şimdi diyeceksiniz ki Alper, Sakat Muhabbet’de başka konulara girdin, ettin tamam da futbol ne alaka sakatlıkla alakalı ama başta Amine'nin erişilebilirlikle ilgili konusunun uzantısı olduğunu söylemiştim. Böyle bir bağlantısı var.
FIFA, Dünya Uluslararası Futbol Birliği ve bilenler biliyor zaten. Geçen sene de yine FIFA Dünya Kulüpler Kupası ABD’de düzenlemişti ve orada erişimle ilgili, sakatların spor müsabakasının erişimiyle ilgili bir proje başlatmıştı. Onun daha ileri düzeyini bu sene başlatacak ve hatta başlattı. Şu an maçlar oynanıyor ve buna dair bilgiler vereceğim ben size.
Peki ben bunu nasıl öğrendim? Onu aktarayım önce. Hep bahsediyorum zaten; Erişiyorsam Varım Topluluğu'ndan yani kısa adıyla EVAT. Erişiyorsam Varım Topluluğu'nda Dr. Engin Yılmaz, ki kendisi konuğum da olmuştu iki defa ve GETEM Direktörü, GETEM'in de ne olduğunu bilmeyenlere hemen açılımına söyleyeyim ben, Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Laboratuvarı. GETEM ve Engin Bey, ABD'nin öncüsü olduğu bir projeden bahsetti ve orada uzun detaylı bir bilgi vermişti, bir mesaj atmıştı WhatsApp grubundan. Ben de onu okuyunca kendisine teşekkür ettim. Çok güzel bir konu olduğunu, bunu Sakat Muhabbet’te aktaracağım anlatmıştım kendisine. Bu hafta da onu konuşacağız.

Amerikan Körler Konseyi (ACB) Sesli Betimleme Projesi
Peki nedir bu? İngilizce adıyla Audio Description Project yani Sesli Betimleme Projesi, Amerikan Körler Konseyi, Türkçesiyle A-C-B, İngilizcesiyle A-C-B bunu düzenliyor ve amaçları aslında sesli betimleme derken sadece körlere yönelik olduğunu düşünmeyin; körlere, sağırlara, bilişsel engellilere, fiziksel engellilere yönelik tam kapsamlı bir proje. Zaten afişte de başlığı biz, hedefin tam erişilebilir bir dünya kupası olduğunu belirtmiştik. Bundan bahsedeceğim bu hafta.
Peki nedir bu proje, detaylarına girelim. Bir uygulama olduğunu söylüyor FIFA ve aslında projenin ana hedefi maçlarda, stadyumlarda olan engellilerin erişimi. Ama diyor ki gene bu metinde, "Sadece statta olanlar değil, tüm dünya çapında bir erişim sağlamayı hedefliyoruz". Nasıl kullanılacak bu erişim hizmeti? Bir uygulama ile olacak.

Bir Telefon Uygulaması: FIFA Audio Description
FIFA'nın uygulaması bu. Telefon ya da bilgisayar uygulaması. Google Play'den ve App Store'dan indirilebildiği belirtiliyor. Uygulamanın ismi FIFA Audio Description.
Sadece şöyle bir detay da var tabii: Üç ülkede olduğunu söylemiştim şampiyonların. Kanada’daki maçlarda İngilizce ve Fransızca, ABD ve Meksika'daki maçlarda ise İngilizce ve İspanyolca olarak seçenekleri bulunacak.
Ben indirmedim, bunu da şimdi kayıt yaparken fark ettim böyle bir hata yaptığımı. Keşke deneseydim ama deneyip izlenimlerimizi şampiyona sonunda aktarabiliriz. Hatta örnek grup oluşturup arkadaşlarımla denemelerini, nasıl yaptıklarına bir bakabiliriz aslında.
Şöyle bir detay da var; sesli betimleme derken sadece maçı anlatmıyor; dokunsal materyaller de var. Nasıl oluyor bunlar? Bunlara dokunsal, haptik cihazlar diyor. FIFA böyle adlandırıyor. Benim tahmin ettiğim şey, stadın içindekiler için geçerli bir şey sanıyorum bu ve her statta olmayacakmış. Hangi statlarda olacağını da hemen bakıyorum ben notlardan. Dallas, New York, New Jersey, Seattle ve Vancouver stadyumlarında seçili maçlarda uygulanacak.
Şöyle bir şey tahmin ediyorum: Kör bir izleyici stattan maçı takip ediyor, sadece duyuyor, top şunda top bunda gibi algılayabilir ya da oradaki şey topun stattaki yerini gösterebilir. Bu dokunsal cihazlar, sanıyorum futbol sahası şeklinde küçük bir şey ve galiba futbol topunda da bir çip olacak ki olduğunu yazıyor zaten notlarda. O çip ve sahanın da ona göre yapıldığı için topun nerede olduğunu eliyle o topa dokunduğu zaman top gidiyor belki de. Şimdi bunları sadece okuduğum için, deneyimlemediğim için sadece tahayyül ediyorum. Böyle detayları var.
İşaret dili olacağı da söyleniyor. İşaret dili de tabi sağır bireyler için. O nasıl olacak, nerede olacak tabi o uygulamada vardır. Zaten sağır insanlar görebilirler maçı ama korner, düdükler, kararlar gibi işitsel olarak takip edemeyeceği konuları aktaracak anladığım kadarıyla FIFA sağır bireylere.

Hareket Desteği, Duyusal Destek, Erişilebilir Oturma Alanları ve Canlı Altyazı
En bilinen şey, sandalye kullanıcısı ya da ortapedik engellilerin fiziksel destek ihtiyacı. Burada da hareket desteği hizmetleri, duyusal destek hizmetleri, erişilebilir oturma alanları, canlı altyazı gibi hizmetler kullanılacak.
Peki, bilişsel olan insanlar nasıl bunlara faydalanacak diyebilirsiniz. Orada da duyusal destek çantaları ve duyusal destek odaları olacak. Sesten etkilenenler için bazı kulaklıklar kullanılacak ya da kalabalıktan etkilenenler için bazı özel odalar olacak. Tabi herkesin spor deneyiminden son kertede faydalanmasını amaçlıyor burada FIFA.
FIFA'nın bir sesli betimleme yüklenicisi varmış. Bu ne demek bilmiyorum. Sesli Betimleme Yüklenicisi diye geçiyor ve onun adının da Culture City olduğunu ben okuyorum notlardan. Bu firma ya da bu kuruluş Sensory Inclusive sertifikası almış ve bundan gurur duyuyormuş. Sensory Inclusive'de Duyusal Kapsayıcılık sertifikası olduğu belirtiliyor.
12,5 Yaşında İdrak Edilen İlk Dünya Kupası: Meksika 86
Bu noktada müzik arasına girebiliriz diye düşünüyorum. Müzik arasına girerken de ben tabii, kendimi bildim bileli sporu ve özellikle futbolu çok seven, çok takip eden birisiyim ve bu müzik arasında da kendi futbol deneyimime dair bir müzik paylaşmak istiyorum sizlerle.
Benim ilk anımsadığım Dünya Kupası yine Meksika'daydı ama 40 sene önceydi: 86 Dünya Kupası, Meksiko City. Ben Meksiko City'deki Dünya Kupası'nın resmi parçasını sizle şu anda paylaşmak istiyorum. O parçaya da baktım, YouTube'dan araştırdım. Tabi şu anda Shakira'nın bir şarkısı var: "Dai Dai." Ama onu değil de Meksika 86'nın parçasını paylaşacağım.
Şimdi 40 sene önceye gidiyorum. 12,5 Yaşındayım. Maradona'nın, Diego Armando Maradona'nın... Dünya sahnesine görkemli şekilde katıldığı bir turnuvaydı o. 82'de, İspanya'da da vardı ama çok gençti ve kırmızı kart görüp erken elenmişti.
86 yılında ise Diego Armando Maradona’nın İngiltere'ye attığı aslında hileli olan ve ‘Tanrının eli’ dediği gol. Ve sonrasında dört beş oyuncuyu geçerek attığı gol. Ve final maçı. Final maçında ben Konya’daydım. Bu bölümde biraz da kendi futbol hatıralarımı da size aktarmak istiyorum çünkü sakat bir taraftar olduğum için de aslında konuya da birebir giriyor.

40 Sene Önceki Bambaşka Dünya: Federal Almanya, Doğu Almanya ve SSCB
Hatırlıyorum. Konya'da dayımla maçı izliyorduk ve Arjantin - Federal Almanya maçıydı. Tabii 40 sene önceki dünya bambaşka bir dünyaydı. Federal Almanya, Doğu Almanya vardı, SSCB vardı yani Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği.
Evlerde telefon bile azdı yani bizim evimizde telefon yoktu. Cep telefonunu bırakın, sosyal medyayı bırakın, telefon dahi azdı. Sanıyorum 86 yılında tek televizyonlu bir ülkeydik. TRT vardı ve siyah beyazdı o da. 89'da mı, 88'de mi ne gelmişti ilk renkli televizyon uygulaması, onu hatırlıyorum.
Dünya Kupası'nın final maçından bir hatıra ile müziğe bağlayacağım şimdi hemen. Maçı izliyoruz ve hepimiz Arjantin tutuyoruz. Diego Armada Maradona'nın ara pasıyla Jorge Burruchaga gol atmıştı Almanya kalesine ve o an sevinçle dayımla ikimiz havaya fırlarken dayımın dirseği çeneme gelmişti ve biz biraz ilk yardım durumu yaşamıştık. Dünya Kupası’nın, futbolun bendeki sevgisi de orada başlamıştı.
Müziği hemen anons ediyorum şimdi size; "El mundo unido por un balon". Bir topun peşinde birleşen dünya ya da "Mexico ochenta y seis". Türkçesiyle "Meksika 86" şarkısını dinliyoruz.
A.T.A.:Sakat Muhabbet devam ediyor. Bu hafta, geçen haftaki konunun uzantısı olarak, erişilebilir bir spor müsabakası olabilir mi, tam olabilir mi hakkında konuşuyoruz. Her tür engelli insan; ortopedik, işitsel, görsel, bilişsel sakatlar spor karşılaşmalarına yüzde yüz erişim sağlayabilir mi konusunda bir çalışmanın duyurusunu şu an paylaşıyorum. Tabi pratiğini de Dünya Kupası bittiğinde Temmuz ayı sonlarına doğru belki konuşma imkanımız olur.
İlk bölümde biraz detayını vermiştim sizlere; hem sakatların, hem de ailelerinin burada olmasını önemsiyorlar. Bağımsız bir deneyim olarak bunu deneyebilirler diyorlar. Sesli betimlemeli anlatım, erişilebilirlik yenilikleri, turnuva uygulamasının erişilebilirliği, duyusal destek çantaları ve duyusal odalar, gürültü engelleyici kulaklıklar, dikkat düzenleyici oyuncaklar. Fidget araçları diyor ki bakın bunun ne olduğunu ben hiç bilmiyorum. İletişim destek araçları bulunacağı söyleniyor. Çantalar bazı noktalardan alınabilir diyor.
Tabi şu an anlatıyorsun Alper ama biz Türkiye'de maçları takip ediyoruz. Meksika, ABD, Kanada’da değiliz diyenler için bu bahsettiğim uygulamadan herkesin faydalanabileceğini de söylüyor aslında FİFA.
Onun adını bir daha söylüyorum. FIFA Audio Description yani FIFA Sesli Betimleme adlı bir uygulamaymış. Ben de indirmedim dediğim gibi, hatam olduğunu da söylemiştim.
Tabi bu yazıların daha kolay okunması için ayarlanabilir yazı tipi boyutu, daha iyi görünürlük kontrastları için renk kontrastı, sağır ve işitme güçlüğü çeken kullanıcılar için videolarda alt yazı desteği ve hareket desteği olacağı söyleniyor. Birçok detay var.
Mesela bazı alanlarda bilişsel sıkıntıları olanlar için düşük ışıklandırma, ses yalıtımı, dokunsal sanat çalışmaları, yumuşak oturma alanları, sakinleştirici görseller ve high sense ekranları. High sense yani duyusal şeyler olduğunu anlıyorum aslında ve daha çok çok şey var. Yön bulma desteği, işaret dili yorumlaması...

FIFA Uygulaması Nasıl Kullanılabilir?
Yani FIFA aslında bu Dünya Kupası'nda her engelli grubunun maçlara yüzde yüz katılımını sağlamayı amaç edinmiş gibi algılıyorum ben. Detaylara bakıyorum tabii. Şimdi tabi madde madde adımları da iletmişler burada.
FIFA şunu demiş beş madde halinde. FIFA Audio Description'u indirdikten sonra madde madde şunları yapacaksınız diyor.
- FIFA World Cup Audio Description uygulamasını mobil cihazınızdan indirin ve kurun - yani bilgisayarda yokmuş, telefondaymış buradan anladığım kadarıyla.
- Uygulamadaki 'stadiums' bölümüne gidin.
- Maçın oynandığı stadyumu seçin.
- 'Accessibility Services' sekmesini açın.
- 'Sign Language' düğmesine dokunun.
Tabi bunları yapınca 'YouTube web tarayıcıda açılacak ve yayın hemen başlayacaktır' diyor. Tüm turnuvalarda işaret dilinin de yorumlamasının ilk kez yapılacağı belirtiliyor burada.
Geçen seneki Kulüpler Dünya Kupası'ndan bahsetmiştim. Chelsea kazanmıştı o kupayı 2025'te, finalde Paris Saint-Germain takımını mağlup etmişti. Orada da aslında bunların bir önceki versiyonu hizmete geçmişti ve dediğim gibi, sadece statlarda değil, evlerde de bunun uygulanabileceği söyleniyor.
Bir yandan da kendimi eleştiriyorum; denemeliydim bunu aslında ama denemedim. Bu uygulamanın ilk kez uygulanacağı söyleniyor. Savur ve işitme güçlüğü çeken taraftarların maç sırasındaki sözlü içerikleri takip etmesi için maddeler var. O da şerit ekranlarda yazılar, skorboardlarda betimleme, televizyon ekranlarında yine bilgiler, uygulama içindeki bantlar aracıyla yapılacağı söyleniyor. Bir yandan da FIFA bir de mail adresi vermiş. Bu mail adresinde de bu uygulamaları deneyimleyin ve bize bilgi geçin.O adres de [email protected].
Bu size aktardığım bilgileri nereden, kim tarafından okuduğuma dair bir imza var orada; Diana Leonard. Kendisi Sesli Betimleme Projesi Koordinatörüymüş ve Amerikan Körler Konseyi girişimindenmiş.
Tabi FIFA'nın biletle ilgili duyuruları da var. Bilet için de bir yere yönlendiriyorlar. Size aktarmayı atladığım bir şey kaldı mı diye tek tek bakıyorum gene. Zaten bu benim Engin Yılmaz'ın ilettiği detaylı notlardan oluşturduğum PDF dosyayı da internet sitesindeki içeriğimize ekleriz.
Tabi An Initiative of the American Council of the Blind'ın İngilizce bir sayfası da var, onun da linkini koyarız. Orada detaylı olarak bunlar İngilizce olarak yazıyor. Tabi Türkçesini de o PDF dosyadan görebilirsiniz.

Bir Sakatın Nostaljik Futbol Anıları
Ben tabi ilk iki alt başlıkta bunları iletmiştim ve son alt başlık şuydu afişte: Bir sakatın nostaljik futbol anıları.
Orada da tabi ben de ortopedik engelli, sakat bir bireyim. Benim de deneyimlerim var tabi 86 yılında dediğim gibi Dünya Kupası'nı ilk kez idrak ettim bir insan olarak. Artık aklım yettiği ölçüde idrak ettim 86 yılıydı.
Peki ilk milli maçım hangisi? Aslında ilk kez gittiğim ve sakat olarak ambulans kapısından girdiğim, sakatlara özel bir uygulama vardır futbol ve spor müsabakalarında ve hala nasıl şu an uygulanıyor tam bilmiyorum ama ben o yıllarda koltuk değneğimle gittiğim zaman kapıdan, ambulans kapısından girerdik biz maçlara.
Mayıs 89: Türkiye - SSCB
İlk gittiğim maç da bir milli maçtı ki az önce bahsetmiştim ve o ilk maçta aslında 10 Mayıs 19 89 tarihindeydi galiba. Ali Sam Yen stadındaydı ve ben bir Galatasaray taraftarıyım bilenler biliyorlar.
Şimdi şöyle bir şey de var Ali Sam Yen, eski Ali Sam Yen diyeceğim ama şöyle bir detayı da var. Şimdi Ronaldo'yu biliyorsunuz futbol severler olarak. Ronaldo dünyanın en iyi futbolcularından biri ama daha önce bir Ronaldo daha vardı; Brezilyalı Ronaldo. Şimdi Bu Christiano Ronaldo çok ünlü olunca eskisine de Fenomen Ronaldo demişlerdi. Ben de oradan bağlantı kuracağım. Fenomen Ali Sam Yen’de gitmiştim ben o maça. Pardon, milli maç orada değildi, düzeltiyorum. İnönü Stadı’ndaydı ilk gittiğim milli maç. 10 Mayıs 1989 tarihinde gitmişim. Yaşım 15,5 ve Türkiye - SSCB maçı. Düşünün, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği. Şu an öyle bir ülke yok dünyada. O maça gittiğimi hatırlıyorum.
İstanbul'da Bahçelievler’de yaşıyorduk o zamanlar biz ailemle ve arkadaşım Serkan gelmişti heyecanlı eve. Öğrenmiş sakatların maça girebildiğini, "Alper, milli maça gidelim, böyle bir şey varmış, sen de gel" dedi. Serkan, onun abisi ya da kardeşi, ikiz de onlar. Serkan, Gökhan ve Gürkan'la gitmiştik maça. Tabii o heyecanımı hatırlıyorum ben.
İnönü Stadı atmosferi, yaşım daha 15,5. Tabii şimdi bakınca, tarihe dönünce onu fark ettim. Maçı da kaybettik biz. Oleksiy Mykhaylychenko golü atmıştı. Tabi o zamanki SSCB'nin antrenörü efsanevi Lobanovski'ydi. Futbolu detaylı bilenler bunları tabi anlayacaktır, bilecektir.
Sakat birisi olarak şunu da hatırlıyorum. Şimdi gülümseyerek anıyorum ama o gün zor bir gündü. Maçtan dönerken İnönü'den galiba Kabataş'a mı daha mı uzağa bir yere yürüyorduk ve ben artık yürüyemiyordum. Yürüyecek halim yoktu. Serkan’la Gökhan'ın omuzlarından tutmuştum, kollarımı omuzlarına atmıştım. Onlar beni havaya kaldırıp da taşıyorlardı artık. O kadar yorulduğumu hatırlıyorum ben.
Sakatlar Tribününde Sesli Betimleme: Aralık 1999 Galatasaray - Beşiktaş
Şimdi FIFA'nın uygulamasından bahsettim, sesli betimlemeden bahsettim. Şundan da bahsedeyim, o da ilginç bir şey: İlk sesli betimleme kendi deneyimim. Tabi biraz keyifli bir anı aslında.
99 senesine geliyoruz bu sefer. Şimdi bu sefer 25,5 yaşındayım. Biraz ileri atıyorum. Ali Sami Yen'de bir maç izliyoruz. Ali Sami Yen, eski Ali Sami Yen'de garip bir tribün vardı. Garip dediğim numaralıyla eski açık arasında bir tribündü bu ve kendine menkul bir tribündü. Biletli seyirciler giremiyordu oraya. Nasıl yaptılarsa artık, boş tribündü. Daha sonralarında GS TV'nin yayın yeri oldu. Ama 99 yılında o zamanlarda boştu ve oraya sakatları alıyordu yönetim ve ilgili merciler. O yüzden de Ali Sami Yen’in müdavimleri için orası sakatlar tribünüydü.
Sakatlar tribününde seyretmiştim bu bahsettiğim Beşiktaş-Galatasaray maçını - yanlış söyledim, Galatasaray - Beşiktaş maçı. Her iki takım tarafları da geliyordu sakatlar tribününe, orada biz maçı izliyorduk. Tarihe de bakıyorum şimdi 12 Aralık 99 Galatasaray - Beşiktaş maçı. Tabi Aralık 99 deyince de tabi biz Mayıs 2000’de UEFA şampiyonu olmuştuk. Ondan üç - dört ay öncesi oluyor aslında. Bir penaltı oldu maçın ilk yarısında. Bizim de olduğumuz taraftaki kaleye olmuştu ve Beşiktaş tarafları kör bir abimiz vardı maçta. Oğlu da maça gelmişti galiba ve oğlu ona maçı anlatıyordu. Detaylı anlatıyordu, "Baba şuradayız, tribünler burada, şurada Galatasaray taraftarı var, şurada Beşiktaş taraftarı var, bizim kale şurada". Detaylı ama her şeyi söylüyordu yani. Ben bir ara o maçta gözümü kapatıp dinlediğimi de hatırlıyorum. ‘Hakan mı kaçırdı, Shorumnu mu Kurtardı?’ Neyse penaltı kazandı Galatasaray maçın ilk yarısında ve penaltıyı da Hakan Şükür kullanıyor. Kaleci de Shorumnu o sırada. Hakan geldi, topu Shorumnu çıkardı. Tabi biz heyecanlıyız, taraftar olarak izliyoruz maçı. Penaltıyı kaçırdı Hakan ve top kornere gitti. O anda o kör abimiz, oğluna şunu sormuştu - çocuğun adını unuttum, Hakan olsun ismi, " "Hakan, doğru söyle, Shorumnu mu kurtardı, Hakan mı kaçırdı?" Onu sorduğu anda biz tabi bütün sakatlar tribünündekiler birdenbire kulak kesildik Hakan ne diyecek acaba diye. "Valla baba, ikisi de oldu" dedi. Biz de gülümsemiştik. Bu da böyle bir anı.
Bu hafta tabi kendi anılarıma da girdim biraz. Bir sakat taraftar olarak, maç izleyen, takip eden taraftar olarak. Bu hafta böyle bir içerik sizinle paylaşmak istedim, bilmiyorum ne derece doyurucu oldu. Notlar çok detaylı. Okudum aktardım ama bilmiyorum ne kadar ilgili olacak sizin için.
Uygulamayı bir daha söyleyeyim ben: FIFA Audio Description uygulaması. Ben de artık indireceğim. Bundan sonra o hatamı telafi edeceğim ve Temmuz ayında Dünya Kupası sahibini bulduktan sonra da artık birkaç arkadaşımı konuk ederek bu nasıl olup olmadığı belki konuşabiliriz.
Bu hafta böyle bir içerikle karşınızdaydım. Sakat Muhabbet'i dinlediğiniz için çok çok teşekkür ediyorum. Sağolun, beni çok memnun ediyorsunuz takip ederek, destek olarak ve geri dönüş yaparak. "Dünyanın bütün sakatları eğleşin'. Haftaya görüşmek üzere, hoşçakalın.


