Basından derlediğimiz çeşitli yazılar.

OHAL'in 3. kez uzatıldığı ve TBMM'nin Anayasa değişikliğini tartışmaya başladığı günlerde ülkemiz için hayati önemde olan bu konuda basından derlediğimiz yazılar.
Basından derlediğimiz çeşitli yazılar.

OHAL'in 3. kez uzatıldığı ve TBMM'nin Anayasa değişikliğini tartışmaya başladığı günlerde ülkemiz için hayati önemde olan bu konuda basından derlediğimiz yazılar.
Yakınlarda okuduğum bir kitap. Bu yılın başlarında New York'ta çıktı. İngilizce adına gelince: "The Road to Unfreedom". Türkçe'ye nasıl çevrilebilir?
HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu: "Siz korku imparatorluğunun sözümona 'korkusuz' bekçileri! Siz demokrasinin 'hep bana' bekçileri! Sizler de bir gün insanlığı ve demokrasiyi öğreneceksiniz… "
Hürriyet okur temsilcisi Bildirici, 70 kişinin ismini yazarak hedef gösteren Devlet Bahçeli’nin verdiği ilanı yayınlayan gazetesine tepki gösterdi: “‘Ben parasını alır yayımlarım, içeriği beni ilgilendirmez’ diyemezsiniz.”
Guardian, Haaretz, Washington Post, New York Times ve Le Monde 24 Haziran seçimlerini nasıl gördü?
Araştırma Şirketi KONDA'nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır MedyaScope TV'de, İstanbul Hepimizin Girişimi tarafından hazırlanan Şehir Hepimizin programında Gürhan Ertür'ün konuğuydu. 24 Haziran seçimlerinin sonuçlarını değerlendirdiler. Seçim öncesini ve gününü ele aldılar, önümüzdeki günlerde Türkiye'yi bekleyen tabloyu ve özellikle muhalefetin yapması gerekenleri konuştular.
Sezgin Tüzün 24 Haziran seçim sonuçlarını AKP ile MHP'nin 7 Haziran sonrası başlayan yakınlaşmanın sonucu olarak yorumluyor. Tüzün'e göre AKP iktidardaki üçüncü dönemine yani Türk - İslam sentezi dönemine girdi.
Türk dilinin büyük ustalarından Oğuz Atay Tutunamayanlar’da dilde olmayan bir kelime icat eder: “Reis-i cumhurbaşkanı.” Bunun 24 Haziran sonrasında Tayyip Erdoğan için uygun ve yakışık alır bir unvan olduğu kanısındayım. Aynı zamanda Tayyip Erdoğan siyasi felsefesinde “kuvvetler ayrılığı” ilkesinin girdiği kılığı da özetliyor. Hattâ “Türkiye Reis-i Cumhurbaşkanı Prezidan Erdoğan” da diyebiliriz.
Demokrasilerde seçim, demokrasinin işlemesi bakımından gerekli olan rutin bir işlemdir. Halk seçim yoluyla iradesini açıklar. Ancak bu iradenin açığa vurulması, ülkeyi kimin yöneteceğiyle sınırlıdır. Ülkenin nasıl yönetileceği ise seçimin konusu değildir.
HDP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, Fransa’nın önde gelen gazetelerinden Le Monde için bir yazı kaleme aldı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski Yargıcı ve Demokrasi İçin Birlik Platformu (DİP) kurucularından Rıza Türmen , seçim gündemini ve Halkların Demokratik Partisi’ne ( HDP ) yönelik artan saldırıları değerlendirdi.
Demokrasiyi kurtarmak ancak Cumhurbaşkanlığını kazanmak ve yeni bir anayasa yapmakla mümkündür. Bunun dışındaki girişimler ham hayaldir.
Seçim sürecini izleyen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Heyeti ara raporunu, geçen Cuma günü yayımladı. Büyükelçi Audrey Glover başkanlığındaki AGİT heyetinin internette yayınladığı ara raporunda medyamız, “Hükümetle bağlantılı veya kamu ihalelerine bağımlı sahipleri olan kuruluşlar” olarak tanımlanıyor. AGİT’in üzerinde durduğu bazı konuları buraya not edelim: