Açık Bilinç’te Güven Güzeldere, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde sosyolog Cemre Baytok ile kadın hareketini ve “kadın beyanı esastır” ilkesinin hukuki ve toplumsal anlamını ele alıyor.
Konuğumuz sosyolog Cemre Baytok, yıllardır cinsiyet eşitliği politikaları konusunda çalışıyor; hem de çoktandır ülkemizdeki kadın hareketinin içinde bizzat yer alıyor.
Şimdiye dek, cinsiyet konusunu fıtrat, önyargıları yakan örnekler ve kadın hareketinin tarihçesi açılarından ele aldık. Bugün de biraz hareketin kendisinden bahsedeceğiz ve sonra "kadın beyanı esastır" ne anlama gelir, bunu konuşacağız.

"Kadın beyanı esastır" demek, "kadın beyanı doğrudur, konu kapanmıştır, nokta" anlamına gelmiyor fakat gerek yasal, gerekse toplumsal açıdan bu anlayışın yerleşmesi önemli bir dönemeç oldu.
İşlevsel olarak baktığımızda da bu anlayışın pek çok mağdur edilmiş kadın için cesaretlendirici olduğunu görmek mümkün.
Peki kadın hareketinin 'yeni nesil temsilcileri' kimler?

Bu yıl 8 Mart, Pazar gününe denk geliyor ve konuğumuz Cemre Baytok dahil pek çok kadının Taksim'de olacağını ve haklarından vazgeçmeyeceklerini söyleyeceğini öngörebiliriz.
Gelecek hafta kadınlar konusuna devam edeceğiz ve başarılı çalışmalarıyla bütün dünyada örnek teşkil etmekte olan Prof. Canan Dağdeviren ile bir araya geleceğiz.


